profesyonel web tasarım, reklam, banner, logo tasarlama hizmetleri
    Alış   Satış
Dolar   1.8390   1.8479
Euro   2.3112   2.3223
 
 
Salih Sedat Ersöz
2011' in En Önemli Olayı ya da Kültür ve İnsanlık Seviyemiz
5 Ocak 2012, Perşembe  13:55 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

     Birkaç gün önce TV kanallarında gezinirken Ahmet Özhan’ın bulunduğu bir program dikkatimi çekti ve izlemeye başladım. Mevlâna törenleri münasebetiyle 7-8 yıl boyunca birlikteliğimiz olan sevgili Ahmet Özhan, programda kendisine sorulan sorulara cevap veriyor ve Türk Sanat Müziğinin seçkin eserlerini seslendiriyordu. Ahmet Özhan’a soru yönelten gazeteci bir ara bir magazin haber okudu ve o konuda değerli sanatçımızın görüşünü sordu.

     Haber şöyleydi: Bir gazete düzenlediği ankette halka çeşitli sorular yöneltmiş ve aldığı cevapları tasnif etmiş, yüzdelerini vermiş. Sorunun birisi de şu: “Sizce 2011 yılının en önemli olayı nedir?” Buraya kadar her şey normal ama bundan sonrası yürek yakan cinsten… Zira ankete katılanların büyük çoğunluğu, “sanatçıların evlenme ve boşanma olayları” şeklinde cevap vermiş. Tabii ki “sanatçıların” şeklinde geçiştiren benim, verilen cevaplarda kim kiminle evlenmiş veya boşanmışsa isim isim belirtilmiş. Cevaplarda böylesine bir sonucun çıkmasına, haberi okuyan gazeteci ve programı sunan bayanlar bile şaşırıp kaldılar.

 

     Değerli Ahmet Özhan, kendisinden beklediğim tarzda bir açıklama ve şahane bir yorum getirerek yüreklerimize su serpmeye çalışsa da, Türk halkının kendi değerlerine bu kadar yabancı ve kendi insanının sıkıntılarına bu kadar bigâne kalması gerçekten oldukça düşündürücü ve üzücüdür.

 

     Bu soruya verilen cevaba bakarak, halkın bilhassa gençliğimizin insanlık seviyesini, kültür ve eğitim düzeyini hatta inanç seviyesini ölçebilirsiniz.

 

     2011 yılını şöyle bir hatırlamaya çalışalım. Van’da büyük bir deprem meydana gelmiş, taş üstünde taş kalmamış, Van tümüyle çadır kente dönüşmüş ve şu kış gününde insanlar yarı aç yarı tok bez çadırlarda hayat mücadelesi veriyorlar. Ankete göre, bu olay 2011’in önemli olaylarından değilmiş. Başka, ara vermeden devam eden terör olayı ve şehitlerimiz de önemli olaylar arasına girememiş. Ülkemizin kim tarafından yönetileceğinin belirlendiği ve Ak Partinin % 50 oy aldığı seçimler de önemli olaylar arasında zikredilmemiş. Şike  olayları, yeni Anayasa çalışmaları, MGK ve Yaş’taki sivil düzenlemeler, evlatlarımızın geleceğini ilgilendiren YGS’de şifre tartışmaları, inançları yüzünden ordudan atılan YAŞ mağduru subay ve astsubayların özlük haklarına kavuşturulması, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının toptan istifa etmeleri, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın hayatını kaybetmesi, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili açılan soruşturmada suikast olduğuna dair kuvvetli deliller bulunması gibi olayların hiç biri ayrıca Ortadoğu’da esen Arap Baharı fırtınası da önemli olaylar arasında değil maalesef… Peki en önemli olaylar neymiş? Sanatçıların evlenmeleri ve boşanmaları… Yazık ki ne yazık…

 

     Şimdi gelin de halkımız adına, milletimiz adına bu acıklı tabloya üzülmeyin, ah vah çekmeyin…  Bir halk düşünün ki, kendi insanının çektiği ve hâlâ sıcaklığını koruyan acıları aklına bile getirmiyor, Ülke yönetimini düşünmüyor varsa da yoksa da, sanatçıların yaşayışı, evlenmesi ve boşanması gibi magazin olaylarını gündeminde tutup duruyor. Kalbini, beynini ve kafasını böylesine boş şeylerle meşgul ediyor. Böyle bir anlayış başka bir ülkede var mıdır bilmiyorum? 

 

     Bu soruya bu şekilde cevap verenlerin büyük ekseriyetinin gençler olduğunu tahmin ediyorum ve geleceğimiz adına daha çok hayıflanıyorum. Gençliğimiz, bizim evlatlarımız böylesine bir kayıtsızlığı, kendi öz değerlerinden ve kültüründen uzaklaşmayı her şeyden önemlisi insani değerlerden uzaklaşmayı nasıl sağlayabildiler acaba?

 

     Gençliğimizin böylesine yetişmesine sebep olan eğitim sistemi ise bu sisteme bir an önce el atmak ve düzeltmek gerekmiyor mu? Ana babaların ihmali de var ise, onların dünyalık işlerinden sıyrılıp biraz da kendi evlatları için zaman ayırmaları ve çocuklarının maddi ihtiyaçlarının yanında mânevi ihtiyaçlarını da karşılamaları gerekmiyor mu? 

 

      Gençlik; bir milletin geleceği, ümidi, istikbâli ve yarınlarıdır. Gençlik; milletlerin en önemli itici gücü ve âtide ülkemizin yönetimini ele alacak olan en güçlü enerjimiz ve hayat damarlarımızdır. Geleceğimizi ve yarınlarımızı devralacak olan gençliğimizin, maddi - mânevi açıdan ve her bakımdan iyi, sağlam ve seviyeli yetiştirilmesi şarttır. Zira gençliği iyi yetişmiş olan milletlerin güçlü ve sağlıklı, geleceğinin de parlak olacağında şüphe yoktur.              

 

      Peki bugünkü gençliğimiz genel olarak; yarınlarımızı devralacak ve ülkemizi maddi yönden dünya ülkeleri seviyesine yükseltecek, mânevi yönden de milletimizi şanlı tarihimize, bizi dünyanın efendisi yapan kendi öz kültürümüz ve değerlerimize uygun bir yapıya kavuşturacak ümidi ve güveni veriyor mu? 

 

      Şimdi böylesine insani ve kendi kültür değerlerinden kopuk olan bir gençliğin gelecekte ülke adına belirleyici rol oynaması durumunda millet olarak ne kadar sağlıklı ve olumlu bir yola girmiş oluruz? Yüreğinde ülke ve millet sevdası taşımayan bir gençlik, ülkemizi ne kadar ileri ve medeni ülkeler seviyesine taşıyabilir?

 

       Bunun için geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize gerek aileler gerekse devlet olarak sahip çıkılmalı, onların mânevi değerlerimizle yoğrulmuş, kalbi Allah korkusu ile bezenmiş, ilmi seviyeleri yüksek, vatan ve millet sevdası ile dolup taşan çok iyi yetişmiş olarak hazırlanmaları sağlanmalıdır.

 

      Bu da ancak mâneviyata dayanan bir eğitim sistemi ve ana babaların evlatlarına sahip çıkması ile mümkün olacaktır. Anadolu Gençlik Derneği tarafından tüm Türkiye’de düzenlenen Mekke’nin Fethi gecesinde salonları dolduran ve “biz Fatihlerin nesliyiz” diye haykıran binlerce Anadolu Gençliğini tenzih ediyor ve onları bütün kalbimle selamlıyorum. Mutlu yarınlar efendim.

Bu haber 179 kez okunmuştur.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar

Eğer bu haberi beğendiyseniz burdan +1 özelliğiyle habere 1 puan verebilirsiniz.


Üye Girişi
Yazarlar
1/10
Röportaj
Ünlü köşe yazarı Ayşe Arman, Can Dündar'la aşk üzerine konuştu...
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS