profesyonel web tasarım, reklam, banner, logo tasarlama hizmetleri
    Alış   Satış
Dolar   1.8390   1.8479
Euro   2.3112   2.3223
 
 
Salih Sedat Ersöz
Yeni Eğitim Sistemi ve Başbuğ'un Tutuklanması
11 Ocak 2012, Çarşamba  18:6 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
      28 Şubat’ın kalıntıları yavaş yavaş da olsa ortadan kaldırılıyor. Bir 28 Şubat izi daha geçte olsa silinmek üzere… Hem de silinmek için düğmeye basılan bu iz, 28 Şubat’ın halkımıza en fazla zarar veren bir uygulaması ile ilgili… Siyasi literatürümüze post modern darbe olarak giren 28 Şubat döneminin baskı ve dayatması ile Eğitim sisteminde başlatılan kesintisiz uygulaması 15 yıl sonra terk ediliyor ve serbest eğitim sistemine geçiliyor.

 

      Kesintisiz eğitim sisteminin değiştirilmesi konusunda sık sık yazdık, çizdik. Bu sistemin 15 yıl boyunca yaptığı tahribattan sonra nihayet değiştirilmesi gündeme geldi. Umarım yeni eğitim öğretim yılına yetişecek şekilde bir adım atılır ve sırf halkımızın inancına darbe vurmak için ortaya atılan bu kesintisiz ucubesinden bir an önce kurtulmuş olunur.

 

     28 Şubat darbeci zihniyetin uydu  Başbakanı Mesut Yılmaz’ın “siyasi hayatıma da mal olsa çıkaracağım” diyerek kanunlaştırdığı kesintisiz eğitim uygulaması; imam hatip okullarının orta kısımlarının kapanması, Kur’an kurslarına büyük bir darbe vurması, hafızlık eğitimini engellemesi, tüm meslek okullarının kapanması hatta çıraklığa vurduğu darbe ile meslek kollarında yeni usta yetişmesini önlemesi gibi çok yönlü zararlar vermiş ve büyük bir tahribata neden olmuştu.

 

     Dünyada bir örneği bulunmayan ve antidemokratik bir uygulama olan kesintisiz eğitimin zararları nihayet görüldü ve terk edilmesi ile birlikte yeni bir eğitim sistemine geçilmesi kararlaştırıldı.

 

     Medyadan öğrendiğimiz kadarıyla yeni eğitim sistemi 4+4+4 olmak üzere 12 yıl zorunlu eğitimden oluşacak. Öğrenciler ilk 4 yıldan sonra istedikleri okulda 4 yıl orta tahsil eğitimi daha sonra da yine istedikleri okulda 4 yıl daha lise tahsil eğitimi alacaklar. Bu sistemde ilköğretim yerine ortaokullar geri geliyor. Böylece İmam Hatibin orta kısımları ile Meslek okulları tekrar açılabilecek. Eğitim zorunlu olmakla birlikte kesintili olacağı için, ana babalar çocuklarını isterlerse arada bir veya birkaç yıl boyunca Kur’an eğitimine gönderebilecekler. Bunlar elbette güzel şeyler. Bu güzel adımın bir an önce atılması gerekir.

 

      Ancak zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılması İnşallah bazı istenmeyen durumlar ortaya çıkarmaz. Her ne kadar eğitimin mezara kadar devam etmesi tavsiye edilse de, bunun sonuçları iyi hesaplanarak ona göre adım atılması şarttır. Mecburi olarak 12 yıl boyunca eğitime devam eden bir gencin, herhangi bir yüksek okul kazanamadığı düşünülürse 19-20 yaşından sonra bir mesleğe kazandırılması mümkün müdür? Bu yaşa gelmiş bir gencimizin bir meslek kolunda çıraklıktan başlayarak meslek sahibi olabilmesi mümkün olacak mıdır? Herhangi bir yüksek okul eğitimi elde edemeyen binlerce evladımız o yaştan sonra bir meslek sahibi de olamayacağına göre bu gençlerimiz hayatlarını nasıl ve ne şekilde kazanabileceklerdir?

 

     Büyük tahribata yol açan kesintisiz eğitim uygulamasının kaldırılması güzel, faydalı ve hayırlı bir icraat olacaktır ancak zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasının ne gibi sonuçlar doğuracağı iyi düşünülmeli, iyi hesaplanmalı ve yeni eğitim sistemi yap boza dönüşmeyecek, evlatlarımızın da geleceklerini karartmayacak şekilde en güzel biçimde hazırlanmalı ve yasalaşmalıdır.

 

***   ***   ***    ***

     Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanması bir hayli tartışmalara yol açtı. 1960 ihtilal döneminin Genel Kurmay Başkanının tutuklanmasını hariç tutarsak, normal dönemler için bu tutuklama Cumhuriyet tarihinde bir ilk olmuştur.

 

     İlker Başbuğ’un savunması sırasında söylediği sözler hayli ilginçtir. Başbuğ, internet andıcı olarak bilinen belgede imzasının olmadığını ve kendisinden önce kurulan söz konusu internet sitelerini kendisinin kapattırdığını bu sebeple kendisine teşekkür edilmesi gerektiğini söylemiştir.

 

     Başbuğ’un tutuklanma gerekçesi hükümeti yıkmak için örgüt kurmak ve darbeye teşebbüs etmek olarak açıklanmıştır. Peki Başbuğ bunu nasıl yapmış? İnternet siteleri kurarak ve bu sitelerin kurulmasına onay vererek… Ancak Başbuğ, hiçbir belgede onay imzasının bulunmadığını ve söz konusu sitelerin bırakın kurulmasını aksine kendisinin kapattırdığını söylemektedir. Buna rağmen Başbuğ’a tutuklanma kararı neye göre verilmiştir? Daha önce tutuklanan askerlerin ifadelerine dayanarak… Elde belge olmadığı halde bir Genel Kurmay Başkanının birkaç kişinin ifadesine dayanarak tutuklanması gerçekten şaşırtıcıdır.

    

      Bizim camiada bu tutuklama kararı oldukça sevindirici bulunmuş ve İlker Başbuğ’un din konusunda söylediği bazı sözlerden yola çıkarak, dini kalplere hapsetmek isteyen bu şahsın tutuklanması iyi oldu tarzında yazılar yazılmıştır. Bu görüşe göre, dini kalplere hapsetmek isteyen on binlerce kişinin tutuklanması gerekir. Halbuki dinin sahibi Hz. Allah, “dileyen inansın, dileyen inkâr etsin” buyurarak din konusunda kullarını serbest bırakmıştır. Herkes inancının karşılığını ebedi hayatta görecektir.

 

     Bizim camia ayrıca, çeşitli askeri müdahalelerden çok çekmiş oldukları için bu tutuklanmayı bir nevi yürek soğutucu olarak görmüşler ve içlerinde biriken hıncın karşılık olarak tezahürünü göstermişlerdir. Ancak aklı selimle davranmak gerekirse Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki açıklamalarını iyi okumak gerek.

 

     Genel Kurmay Başkanlığı yapmış bir şahsın, Başbakan’ın dediği gibi tutuksuz yargılanması gerekirken üstelik suçlu olduğuna dair kesin delil ve belge de yoksa birkaç kişinin ifadesi dâhilinde tutuklanması hoş olmamıştır. Bu da benim görüşüm… Gün gelecek bu memlekette adalet herkese lâzım olacaktır. Mutlu yarınlar efendim.

 

Bu haber 189 kez okunmuştur.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar

Eğer bu haberi beğendiyseniz burdan +1 özelliğiyle habere 1 puan verebilirsiniz.


Üye Girişi
Yazarlar
1/10
Röportaj
Ünlü köşe yazarı Ayşe Arman, Can Dündar'la aşk üzerine konuştu...
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS