profesyonel web tasarım, reklam, banner, logo tasarlama hizmetleri
    Alış   Satış
Dolar   1.8390   1.8479
Euro   2.3112   2.3223
 
 
Ömer Lütfi Ersöz
Mevlîd Kandili
1 Subat 2012, Çarşamba  8:43 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
     Önümüzdeki 03/04 Şubat Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece, Mübarek Mevlîd Kandilidir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz dünyayı bu gece şereflendirmiştir. Peygamberimiz 20 Nisan (12 Rebiul-Evvel) 571 yılında Pazartesi günü sabaha karşı Mekke´de doğmuştur.

     Kur’an-ı Kerîmde: “(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah´ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Ali İmran Sûresi âyet:31),

     “ Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah´a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah´ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzâb Sûresi âyet:21) buyrulmuştur. 

Âyette, Hz. Peygamber’in, Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük fazilet nümûnesi olduğu anlatılmaktadır. Böylece, Resûlullah’ın, hislerine mağlup insanları memnun etmek ve onlara pratik değerden mahrum birtakım nazarî kaideler öğretmekle görevli olmayıp, onun hedefinin, insanlığa amelî kaideler öğretmek ve bu kaideleri kendi yaşayışıyla izah ve tarif etmek olduğu anlaşılmış olmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in  tüm yönleri ile hayatı  incelenirken bu nokta asla gözden uzak tutulmamalıdır.

       Mevlid-i Şerifin yazarı Süleyman Çelebi (H. 812) Vesiletün Necat adlı kitabının Mevlid bölümünde bu doğum anını şöyle dile getiriyor:

       Amine Hatun Muhammed Anesi

       Ol sadeften doğdu ol dürdanesi

       Ol gece kim doğdu ol hayrül beşer

       Anesi anda neler gördü neler

       Dediler oğlun gibi hiç bir oğul

       Yaradılalı Cihan gelmiş değil

       Ol Rebiul-evvel ayın nicesi

       On ikinci gece isneyn gecesi

       Dedi gördüm ol habibin ânesi

       Bir acep nur kim güneş pervanesi.

       Hazret-i Muhammed (s.a.s.)’in pek çok isimleri vardır. En Meş­hurları Muhammed, Ahmed, Mahmud, Mus­tafa, Sahibul Beyan, Sahibul Hatem ve benzeridir.

       Peygamberimizin dedisi Abdülmuttalib kendisine Allah tarafından saadetli bir oğul İhsan buyurulduğuna dair bir güzel kaside söylemiş ve büyük bir ziyafet hazırlayarak Kureyş kavmini davet etmiştir. Bu davet sıra­sında kendisine, çocuğun ismini ne koydun? diye sorulmuş ve Muhammed Cevabını vermiştir. Ne için atalarının isimlerinden birini beğenip o ismi vermedin de Muhammed ismini verdin? dediklerin de, Abdul Muttalib´de "Gökte Allah´ın, yerde insanların onu övmelerini istediğim için!" demiştir. Za­ten bu mübarek Muhammed ismi, Ahmed ismi gibi çok hamd ve sena edil­miş, övülmüş,seçilmiş manalarını ihtiva eder.

       Ahmed b. Hanbel Müsnedinde İbn-i Abbas´tan şöyle rivayet eder: "Peygamber (a.s.) Pazartesi günü doğdu. Pazartesi günü Peygamber oldu. Mekke´den Medineye hicret için Pazartesi günü çıktı. Medine´ye Pazartesi günü geldi. Hacer-ül Esved´i Pazartesi günü kaldırdı" Peygamber Efendimiz(s.a.s.) Sünnetli ve göbeği kesilmiş olduğu halde doğmuştur. Peygamberimizin iki kürek kemiği arasında bir nişanesi vardı ki, ona Hatem-i Nübüvvet (Son Peygamber Mührü) ve Mührü Mübüvvet (Peygamberlik Mührû) denilir.

       İbn-i Sad´in ibn-i Abbastan rivayetine göre: Kureyza, Nadir, Fedek ve Hayber Yahudileri, Peygamberi­miz Hz. Muhammed(s.a.s.) Peygamber gönderilmeden önce,  Peygamberimizin sıfatını hicret edeceği yerin Medine olacağını,kitaplardan öğrenmişlerdir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)´in doğumun da bazı mühim hadiseler vuku bulmuştur. Peygamberimiz doğduğu gece  gökyüzünde yeni bir yıldız doğmuştur. Peygaberimiz doğdu­ğu zaman Yahudi âlimleri: "Bu yıldız doğdu­ğu gece, Ahmed (a.s.) doğmuştur!" demiş­lerdir.Pey­gamberimiz (s.a.s.) doğduğu gece, kisranın sarayından 14 Burç çatırdayarak yıkılmıştır. İranlıların bin yıldan beri hiç sönmeden yaktıkları ateşleri sönmüştür. Semâve vadisi taşıp sular altında kalmıştır. Sâve gölü kurumuş, Kâbedeki putlar yıkılıp kırılmıştır.Kısacası yeryüzün de fevkalade değişiklikler meydana gelmiştir.

       Bu Mübarek Mevlid Kandilini boş geçirmemeliyiz. Bu geceyi bol bol Kur´an-ı Kerim okumak, ibadet ve taat yapmakla değerlendirmeliyiz. Bu gecede bol bol dua ve ni­yazda bulunarak  Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in ahlakını kendimize örnek alarak, O’nun gibi yaşamak için çaba sarf etmeliyiz.O’nun her gün evimize misafir geldiğini düşünerek İslam’a uymayan davranışlarımızdan uzak durup,bizden razı olacağı işleri yapmalıyız.

Bizim için önemli olan, insanlığı kurtuluşa, medeniyete, ilme, irfana ve adalete götüren o Yüce Peygamberimizin, mücadele, ahlâk ve fazilet dolu hayatını bilmek, örnek almak ve yaşamak olmalıdır.

       Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s) hakkında yazılmış nâ’t-ı şeriflerden,şiirlerden sizlere farklı şairlerden birkaç örnek aktarmak istiyorum.

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,
Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!
Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!
Alemlere rahmetti evet şer-i mübini,
Dünya neye sahipse, O´nun vergisidir hep;
Medyun ona cemiyyet-i, medyun O´na ferdi.
Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet
Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.
Mehmet Akif Ersoy

Arş´ın kubbelerine, adı nûrla yazılan,
İsmi; semâda ´´Ahmed´´, yerde ´´Muhammed´´ olan, 
Yedi katlı göklerde, Hakk Cemâli´ni bulan,
Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.

Sağnak nûr yağmurları, inerken yedi kattan,
O gece, Sendin gelen, ezel kadar uzaktan,
Melekler, her zerreye, müjde verirken Hakk´tan;
O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed. Cengiz Numanoğlu

GÜNLER NE GÜNLERDİ, YA MUHAMMED,
ÇAĞLAR NE ÇAĞLARDI;
DAHA DÜNYAYA GELMEDEN
MÜ’MİNLERİN VARDI.....
VE BİRGÜN, Kİ GAFLET
ÇÖLLER KADARDI,
HALİME’NİN KUCAĞINDA
ABDULLAH’IN YETİMİ
AMİNE’NİN EMANETİ AĞLARDI.
HATİCE’NİN GONCASI,
AİŞE’NİN GÜLÜYDÜN.
ÜMMETİNİN GÖZBEBEĞİ
GÖKLERİN RESULÜYDÜN....
ELÇİ GELDİN, ELÇİLER GÖNDERDİN...
RUHUNU ALLAH’A
ELİNİ ÜMMETİNE VERDİN.

                 Gel,ey Muhammed,bahardır…

                  Dudaklar ardında saklı

                  Aminlerimiz vardır!...

                  Hacdan döner gibi gel;

                  Mi’raç’tan iner gibi gel;

                  Bekliyoruz yıllardır!..Arif Nihat Asya    dediği gibi benzer coşkularla dopdolu olarak O’nun özlemini duyarak Kur’an-ı Kerime ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in bize bıraktığı emanete,sünnetine sarılalım.

       Son dönemlerde bize Kuran yeter diyerek Sünnete düşman olan,Sünnet’i devre dışı bırakmaya çalışan zavallılar türedi.Kuranı Kerimde beş vakit namazdan bahsedilmekte olup, kaç rekat ve nasıl kılınacağını ise Sünnet’ten öğrenmekteyiz.Sünnet’i devre dışı bıraktığınızda namaz gibi en önemli bir ibadeti yerine getirme imkanından insanları mahrum bırakırsınız.Buna hakkınızda yetkinizde yoktur.Tabiri caizse Kuran-ı Kerim İslam’ın anayasasıdır.Sünnette yasaları hükmündedir.Mütevatir,meşhur v.b. Sünnet hükümlerini görmemezlikten gelemeyiz.Sünnet hükümleri tabiki Kuran hükümlerine aykırı olamaz.Kuranla çelişen zayıf ve Mevzu (uydurma) hadisleri iyi bilerek Müslümanların bilgilendirilmesi sağlanmalı, İslâm, ana kaynaklarına uygun olarak yaşanmalıdır.Peygamber ve Sünnet düşmanlığı da asla yapılmamalıdır.

     Cenab-ı Allah, Cümle Ümmet-i Muhammedi bu geceyi hakkıyla değerlendirip Peygamberimizin  yolunda giden,O’nu örnek alan şuurlu Müslümanların zümresine ilhak eylesin.Mevlid Kandilinizi tebrik eder,sıhhat ve afiyetler dilerim.

     omerlutfiersoz@gmail.com

     www.omerlutfiersoz.blogcu.com

Bu haber 149 kez okunmuştur.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar

Eğer bu haberi beğendiyseniz burdan +1 özelliğiyle habere 1 puan verebilirsiniz.


Üye Girişi
Yazarlar
1/10
Röportaj
Ünlü köşe yazarı Ayşe Arman, Can Dündar'la aşk üzerine konuştu...
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS