|
|
||||||||
![]() |
![]() Video Galeri
![]() Foto Galeri
![]() ![]() |
|||||||
![]() |
||||||||
| 7 Subat 2011, Pazartesi 0:22
![]() Aşağıda hırsızlık ile ilgili iki güzel hikaye okuyacaksınız. Hikayelerin kaynağı Yasin Türkoğlu Harika Tarifler web adresinde paylaşmış. Bizde oradan aldık. Buyurun Hırsızlık konusunda güzel bir hikaye okumaya; “Hint diyarında hüküm süren hükümdarlardan biri, hırsızlığın da bir zanaat olduğuna karar vermiş, bu zanaatın bütün inceliklerini, sırlarını öğrenmek için vezirlerine ülkenin en iyi hırsızlarını bulup saraya getirmelerini emretmiş. Hükümdarın adamları bütün ülkeyi arayıp taramış hapiste ve dışarıdakilerle konuşmuşlar, Hint diyarının en usta hırsızı olarak belirledikleri adamı bulup uzun uğraşlardan sonra hükümdara getirmişler. Gözlerinde büyük şaşkınlıkla ağır hakarete uğramış birinin tepkisi okunuyormuş. Ve hükümdarın konuşmasını bile beklemeden kendisi konuşmaya başlamış: Ben mi hırsızlık yapıyormuşum? Ben mi yankesicilik yapıyormuşum? Hükümdarım, bunlar senin gibi yüce bir kişiyi bile kandırmayı nasıl başarmışlar? Ben hayatım boyunca hiç hırsızlık, yankesicilik yapmadım. Ama hep düşmanlarımın iftiralarına uğradım. Bana dediler ki: Hükümdar hırsızlığın sırlarını öğrenmek istiyor. Ben bir şey öğretemem, çünkü bilmiyorum. Aynı tempoda uzun uzun yakınmış. Kendisini kıskanan kendisine düşmanlık eden komşularının dedikoduları yüzünden başına böyle işler geldiğini ağlayarak anlatmış. Arada hükümdara iyice yaklaşıp elini tutmak için de uzanıyormuş. Sonunda hükümdar ikna olmaya başlamış, adamın salınmasını emretmiş. Adam salondan çıktıktın bir birkaç dakika sonra az önce parmağında bulunan çok değerli bir yüzüğünün kaybolduğunu fark etmiş. Hemen emir vermiş, sarayın kapısından çıkmak üzere olan adamı yakalayıp geri getirmişler. Adamın üstü aranmış ama yüzük bulunamamış. Hükümdar yüzüğü yakında bulunan bir suç ortağına vermiş olabileceğini düşünmüş ve adamın hemen hücreye atılmasını, ertesi sabah da kafasının kesilmesini emretmiş. Hükümdar bu emirleri vermiş ama içine de kurt düşmüş. Gece hep adamın yakarış ve ağlamalarını hatırlamış. Dayanamamış, hücrelerin bulunduğu bölüme inmiş, nöbetçilere de seslerini çıkarmamalarını söylemiş ve adamın hücresinin az ilerisinde dinlemeye koyulmuş. Adam tıpkı gündüz yaptığı gibi ağlamaya devam ediyor ve suçsuz olduğunu, talihsizliği yüzünden bir kere daha iftiraya uğradığını tekrarlayıp duruyormuş. Hükümdar adamı uzun uzun dinledikten sonra suçsuz olduğuna karar vermiş ve sabah erkenden vezirini çağırıp affettiğini hücreden çıkarıp yanına getirmelerini söylemiş. Adam hükümdarın önüne getirildiğinde yüzünde çok başka bir ifade varmış Selam verdikten sonra iki avucunu birleştirip uzatmış ve hükümdarın şaşkın bakışları arasında açmış. Kayıp yüzük avucunda duruyormuş. Hükümdar yüzüğü alırken adam konuşmaya başlamış. Benden hırsızlığın, yankesiciliğin sırlarını öğretmemi istediniz. İşte birincisi: Şartlar ne olursa olsun gerçek zanaatınızın ne olduğunu hiçbir şekilde belli etmeyeceksiniz, çok namuslu bir vatandaş gibi davranacaksınız, herkesin sizi öyle görmesini, öyle olduğunuza inanmasını sağlayacaksınız. İkinci der de şu: En kötü durumda yakalanmış ve en ağır cezaya çarptırılmış olsanız bile bıkıp usanmadan masum olduğunuzu tekrarlayacaksınız. Hükümdarın şaşkın bakışlarına aldırmadan sormuş: Üçüncü ders için ne zaman gelmemi emredersiniz?” İşte böyle, son aylarda hırsızlık ve gaspta hatırı sayılır bir artış gözlenmektedir. Malınızı canınız korumak önce size daha sonra emniyete düşer. Bu haber 4352 kez okunmuştur.
Bence bu yazınız mevlananın öğretisine ters bir yorum,o,olduğun gibi görün göründüğün gibi ol demektedir.Bukelemun insan tipi ne islama ne de bizim örf ve adetlerimize uygun düşmez.
10 Subat 2011, Perşembe 22:41 ![]() |
Eğer bu haberi beğendiyseniz burdan +1 özelliğiyle habere 1 puan verebilirsiniz.![]() Üye Girişi
![]() ![]() Yazarlar
![]() ![]() Hayırlı Bir Faaliyet; Ufuk Turu Toplantıları 23 Mayıs 2012 ![]()
![]() Röportaj
![]() Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.
Kaynak Yok |
|||||||