<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?> 
<rss version="2.0">

<channel>
<title>Keyif Haber - Internetteki Gozunuz Kulaginiz</title>
<link>http://www.keyifhaber.com/</link>
<language>tr-TR</language>
<item><title>Nijerya''da geçtiğimiz haftalarda El Cezire televizyonunun paylaştığı Müslümanları kaleşnikof silahl..</title><link>Nijerya'da geçtiğimiz haftalarda El Cezire televizyonunun paylaştığı Müslümanları kaleşnikof silahlarla öldürdükleri anlar idam rejm silah tarama video izle</link><description>Silahsız müslümanlar sokak ortasında yan yana diziliyor. Ardından yere yatırıyorlar. Sonra da keleşle tek tek vuruyorlar. İşte o anlar;</description><tamami>&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Arial; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;Müslümanlarla Hristiyanlar arasında gerginliğin sürdüğü Nijerya&#038;acute;da geçtiğimiz haftalarda El Cezire televizyonunun, güvenlik güçlerini sokak ortasında silahsız Müslümanları infaz ederken gösteren bir video yayınlamasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında 17 görevli gözaltına alındı.&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&#038;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;İzleyenlerin kanını donduran görüntülerde, ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı kuzey bölgesinde polis ve askerlerden oluşan bir özel birim görevlileri,&lt;strong&gt;Nijerya genelinde şeriat kanunlarının hakim olmasını isteyen Boko Haram adlı bir grubun üyeleri oldukları bildirilen Nijeryalıları&lt;/strong&gt;&#038;nbsp;tek tek öldürüyor.&#038;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;Görüntülerde Nijeryalı polis ve askerler, düzenledikleri baskınlarda yakaladıkları gençleri ve engelli insanları işlek bir caddede yüz üstü yere yatırıp kalaşnikoflarla vuruyor.&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;Uluslararası kamuoyunu şoke eden olayın, geçtiğimiz yılın Temmuz ve Ağustos aylarında Nijerya&#038;acute;nın kuzeyinde Boko Haram grubuyla polis arasında çıkan çatışmaların ardından yaşandığı öne sürülüyor. Borno, Yobe, Kano ve Bauchi eyaletlerindeki çatışmalarda yaklaşık bin kişi hayatını yitirmişti. Olaylar Nijerya&#038;acute;da Batı tarzı eğitimin yasaklanmasını isteyen Boko Haram üyelerinin bir polis karakoluna saldırmasının ardından alevlenmişti.&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>03 Mart 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100302_9169_3431360126.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan v..</title><link>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan ve AK Parti'yi '28 Şubat mağduriyeti'ni oynamakla suçladı</link><description>MHP Lideri Devlet Bahçeli 28 Şubat''ın asıl mağdurlarının Erbakan ve arkadaşları olduğunu savundu.</description><tamami>&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Arial; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan ve AK Parti&#038;acute;yi &#038;acute;28 Şubat mağduriyeti&#038;acute;ni oynamakla suçladı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bahçeli şöyle konuştu: Ayrı ayrı partilerden olsak da Allah uzun ömürler versin Sayın Necmettin Erbakan ve arkadaşları hayattadır. Bir mağdur aranacaksa adres onlardır. AKP olsa olsa müdahale sonucu kazançlı çıkan baş aktördür. Biz milli görüş gömleğini çıkanların yaptıkları tam bir aldatma ve ikiyüzlülüktür.&lt;br&gt;&lt;br&gt;İşte Bahçeli&#038;acute;nin konuşmasından ana başlıklar&lt;br&gt;&lt;br&gt;MHP aylardan beri kurumlar arasındaki çatışmayı kaygıyla izlemekteir. Partimiz bu gidişattan endişe etmektedir. Bunlar yersiz ve temelsiz vehim değildir ne kadar inkar edilirse edilsin öncü bir sarsıntıdır. Bu gidişattan kazançlı çıkacak kimse olmayacağı da açıktır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0033 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;MHP&#038;acute;NİN ÇAĞRISI KARŞILIK BULDU&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Yaptığımız grup toplantılarında Cumhurbaşkanı&#038;acute;na açık çağrı yapmıştık. Nihayet sayın Cumhurbaşkanı yüksek yargı organlarıyla münferit görüşmeler yapmış, Başbakan Erdoğan da Çankaya&#038;acute;da toplantı yapmıştır. Yetersiz de olsa çağrımızın karşılık bulması olumlu bir gelişme olarak görülmektedir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bizim talebimiz sorunların parça parça kurumlar bazında ayrı ayrı çözümler değil bütün tarafların biraraya geleceği bir devlet zirvesi yapılması yolundadır. Belki de böyle bir zirvede herkes eteğindeki taşları dökecek ve kamuoyunun kaygılarını bir nebze olsun giderilmesidir. Dışarıda teslim ola ola ilerleyerek sözümona sıfır sorun arayarak tuhaftır ki içeride yüzlerce sorundan kaçılmayacağını ortaya koymaktadır. AKP&#038;acute;nin temel felsefesi dışarıda &#038;acute;sıfır sorun&#038;acute; içeride &#038;acute;herkesle sorun&#038;acute;dur&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;AKP&#038;acute;NİN ARTIK YALANI KALMADI&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;AKP zihniyetinin bunca zamandan sonra yeni yalanı kalmamıştır. Yetim hakkı üzerinden dürüstlük siyaseti yapanların inanç istismarıyla şebeke kuranların yüzü ortaya çıkmıştır. Terörist hasretle kucaklanarak silahla yapılmak istenen siyasetin malzemesi haline getirilmiştir. Yıllarca yabancı başkentlerde boyun eğilerek aranan meşruiyetin balonu patlamıştır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;AKP&#038;acute;nin Anayasa değişikliği için oynayacağı son koz ve saklanacağı payandasından başka bir şey kalmamıştır. Başbakan başarısız siyasetini, teslimiyetçi zihniyetini şimdi 7 yılın sonunda Anayasa&#038;acute;ya bağlama arayışındadır. Nitekim parti kapatma izni Meclis&#038;acute;e verilmesi önerisi hesap vereceği günlerin kabuslarını gören bir zihniyetin sonucudur.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0033 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;ANAYASAYI YENİ MECLİS YAPACAK&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Anayasa değişikliği önerilerimiz şunlardır. Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulmalıdır. Anayasa değişiklikleri tartışılmalıdır. Üzerinde mutabık kalınacak konular kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Erken ya da zamanında yapılacak milletvekilliği seçimlerinden sonra oluşacak TBMM&#038;acute;nin iradesine bırakılmalıdır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bu konuda aralarında yakınlaşma görünen AKP ile BDP&#038;acute;nin işbirliği yaparak konuyu referanduma getirmelerinin yolu açıktır. Biz şimdiden Erdoğan ve ittifak yapacağı arkadaşlarına referandum yolunun açık olmasını dileriz. Ne var ki bu arayış ne çağdaş anayasa arayışıdır ne demokrasi içindir ne de millet hayrınadır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;ERDOĞAN MAĞDUR ROLÜ OYNUYOR&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sayın Erdoğan mağdur rolünü oynarak sahte darbe karşıtlığını oynamaktadır. Toplumu siyasi hesapları uğruna cepheleştirerek yalanlarına katılmış yeni cepheler arayarak hesap vermekten mümkün olduğunca kaçınmaktır. Bu hesap gününe kadar yaptıklarını aklayacak, talanı meşrulaştıracak, bölücülüğü önleyecek sipariş bir anayasa peşindedir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;28 Şubat olarak anılan 1997 yılında gerçekleşen siyasete müdahale süreci akabinde talihsiz gelişmeler olmuş ve Türkiye&#038;acute;nin siyaset düzeni bozulmuştur. Türk siyasetinin taşları oynamıştır, müdahalenin odağındaki siyaset ve siyasetçiler arasında yaşanan derin kırılmalar iyice derinleşmiştir. Bu kırılmanın ardından 7 yıldır iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi doğmuş ve yerini almıştır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0033 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;AK PARTİ SUNİ BİR İMALATTIR&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;AKP ara rejim arayışlarının ürünüdür ve suni bir imalattır. Varlığı yapay gerilimler üretmesine bağlıdır. Varlık nedenlerinin ve velinimetlerinin farkında olan siyaset tüccarların kaybettikleri itibarını dışarıda aramışlardır. Merhum Menderes ve Özal çizgisiyle rabıta kurma arayışlarına girmişlerdir. Bugün medyada AKP ile ANAP ve DP arasında kurulması istenen bağ gözönünde bulundurularak mağduriyetin temeli burada aranmalıdır. Bunlar beyhude meşrulaşma çırpınışlarıdır tam bir siyaset garibesidir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Siyaset algısı ve dengesi geliştikçe milletimiz bunları da kendiliğinden pasifize edecektir. Siyasetin kaçılınılmaz akibetinden AKP&#038;acute;nin kaçışı olmayacaktır. Diğer partilerin kaçınılmaz son AKP&#038;acute;yi de beklemektedir. Korkunun ecele faydası yoktur. Bugün kalkıp 28 Şubat sürecinin sona erdiğini söyleyerek kendilerine pay biçenler aslında kendi varlıklarını tekzip etmiş durumdadırlar. Erdoğan ve ekibi 28 Şubat&#038;acute;ın can çekişen arızalı kalıntılarından başka bir şey değildir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;ASIL MAĞDUR OLAN ERBAKAN&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ayrı ayrı partilerden olsak da Allah uzun ömürler versin Sayın Necmettin Erbakan ve arkadaşları hayattadır. Bir mağdur aranacaksa adres onlardır. AKP olsa olsa müdahale sonucu kazançlı çıkan baş aktördür. Biz milli görüş gömleğini çıkanların yaptıkları tam bir aldatma ve ikiyüzlülüktür.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Erdoğan&#038;acute;ın gerçek samimiyet sınavı 28 Şubat aktörlerinden hesap sorarak anlaşılacaktır. Miletimiz müdahale sürecini de müdahalelerden mağdur olanları görmüş ve anlamıştır. İlk seçimde de cevabını verecektir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Geçtiğimiz hafta yaşanan tahkikatlar sonucunda bazı üst düzey askerlerin tutuklamalarına karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı&#038;acute;nın yapmış olduğu konuşma talihsizlik olmuştur. Yargının işine karışıp bir girişim başlatmak niyetinde elbette değiliz. Yargının bu saygınlığı zedeleyecek telkin ve söylentilerden uzak durması gerektiğini açıklamak istiyorum.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;ERDOĞAN VE EKİBİ HESAP VERECEK&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tarafsız yargı arayanlarla bağımsız yargı arayanların kutuplaşma dileriz ki günlerdir meydan okuyan AKP hükümeti dayatmalara teslim olmasın. Türkiye&#038;acute;de hava puslanmayacak diyen Başbakan Erdoğan, umarız ki 28 Şubat&#038;acute;ta puslu havada doğmuş olan partisini yine böyle bir havada teslim etmesin. Millete vereceği daha çok hesabı olacaktır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Erdoğan&#038;acute;ın alttan alarak, boyun eğerek, gereksiz tebessümler dağıtarak dış politikada başarılı olamayacağını anlayayamış AKP hükümeti seçim gününe kadar bu zaafyetini devam ettirecektir. 24 Nisan&#038;acute;dan ABD Başkanının iki dudağı arasından çıkacak mesaj bu sene daha da önem arzetmiştir. Süreç biraz daha Ermenistan&#038;acute;ın arzu ettiği yöne kayacaktır. Başbakan Erdoğan&#038;acute;ı TBMM&#038;acute;de bekletiği teslimiyet projelerini geri çekmeye davet ediyorum.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;TÜRKMENLER KADERİNE TERKEDİLDİ&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Irak&#038;acute;la ilişkiler çerçevesinde Türkmen kardeşlerimizle ilgili olarak umut verici bir gelişme ortaya çıkmamıştır. Şimdi Irak böyle dağınık bir ortamda seçime gitmektedir. Türkmen kardeşlerimiz 70 milyonluk Türkiye&#038;acute;nin yanıbaşında sahipsiz bırakılmıştır. Demokrasinin gereği olan bu seçimin bölgede çok önemli yankılarının olacağı kuşkusudur. MHP TBMM&#038;acute;de üyesi bulunan her siyasi partinin bir gözlemci heyetinin teşkil edilerek Irak seçimlerinin yerinde izlenmesini önermektedir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Başbakan Erdoğan&#038;acute;ın ekonomik bilgisi ülkemiz için büyük bir şanssızlıktır. Borsanın değer kaybetmesiyle hafakanlar içinde kalan bu zihniyetin ekonomiyi oranlarda araması, katsayılarda bulması, rakamlarla izah etmesi milletimizin yaşadığı buhranın en temel faktörleri arasında yer almıştır. Ekonominin Ağrılının, Trabzonlunun, Şırnaklının, Muğlalılının hayatlarını nasıl sürdürecekleri üzerinde durur ve bunların yol ve yöntemlerini araştırır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color&#061;#FF0000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;AK PARTİ İŞSİZ VE AŞSIZ BIRAKTI&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Kendi yarattığı krizin altında kalacağını anlayan iktidar partisi ön almaya çalışmış bugünün sorumlusu ve hazırlayıcısı olmadığı yönünde kirli bir politikaya girişmiştir. Bugün ortaya çıkan devlet krizinin uzun süredir can çekişen ekonomiye olumsuz etki yapacağı doğrudur. Erdoğan&#038;acute;ın ekonominin genel gidişatını borsa endeksine bağlaması, AKP iktidarının şimdiye kadar milletimizin iş ve aş durumuna neden karşılıksız bıraktığı anlaşılmaktadır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font color&#061;#FF0033 style&#061;font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;MHP ÇARPIŞMA ANINI BEKLİYOR&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Erdoğan&#038;acute;ın sık sık Titanic gemisinden örnekler vermesini anlamlı olduğunu söyleyen Bahçeli, şöyle konuştu: Sayın Erdoğan&#038;acute;ın gemiden sürekli bahsetmesi gemilerle ilişkisini ortaya koyuyor. Titanic bir buz dağına çarpıp batmıştı. AK Parti, MHP ile Türkiye&#038;acute;ye sevdalılarına çarpacağı günler yakındır....&lt;/span&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>03 Mart 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100302_9168_9650537371.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Adana Numune Hastanesi''ne bu sabah yapılan operasyonlarda aralarında Yakup Ziya Genç''inde bulunduğ..</title><link>Adana Numune Hastanesi'ne bu sabah yapılan operasyonlarda aralarında Yakup Ziya Genç'inde bulunduğu birçok üst düzey görevlinin ve hastanede iş yapan firma yetkililerinin gözaltına alındığı öğrenildi</link><description>Adana Numune Hastanesi''nde uzun yıllar kamuoyunda dillendirilen yolsuzluklar nedeniyle operasyon yapıldı.</description><tamami>&lt;div&gt;&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; &gt;&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Verdana; -webkit-border-horizontal-spacing: 0px; -webkit-border-vertical-spacing: 0px; font-size: 12px; line-height: 16px; &gt;&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; &gt;&lt;span class&#061;cihan_css_yeni&gt;&lt;a style&#061;text-decoration: none; color: rgb(0, 0, 0); &gt;Adana&#038;acute;daki Sağlık Bakanlığı&#038;acute;na bağlı Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#038;acute;nde bir doktorun da aralarında bulunduğu 15 kişi gözaltına alındı.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; &gt;&lt;span class&#061;cihan_css_yeni&gt;&lt;a style&#061;text-decoration: none; color: rgb(0, 0, 0); &gt;Edinilen bilgiye göre, Sosyal Güvenlik Kurumu&#038;acute;nca Numune Hastanesi&#038;acute;ne yönelik fatura incelemelerinde kurumun zarara uğratıldığı belirlendi. Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Mali Büro ekiplerine haber verilmesi üzerine polis, sabah erken saatlerde aralarında hastanedeki iki firmanın elemanlarının ve bir doktorun da olduğu 15 kişiyi gözaltına aldı. SGK&#038;acute;yı binlerce lira zarara uğrattıkları ileri sürülen şüphelilerin Emniyet Müdürlüğü&#038;acute;ndeki sorguları sürüyor.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>03 Mart 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100302_9167_6207696795.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>En tehlik&amp;#101;li darbecileri açıkladı..</title><link>En tehlikeli darbecileri açıkladı</link><description>Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, darbelerle hesaplaşan Türkiye''deki en tehlik&#101;li darbecileri açıkladı...</description><tamami>&lt;DIV id&#061;news_content class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye&#038;acute;nin en büyük probleminin üniformalı darbecilerden daha çok üniformasız darbeciler olduğunu söyledi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;28 Şubat&#038;acute;ı ne geçmiş bir tarih olarak anlatmak lazım; ne de her gün üzerinde kavga edilecek bir hesaplaşma odağı olarak görmek lazım. diyen Kurtulmuş, 28 Şubat&#038;acute;ın azıcık aklı, azıcık vatanseverliği, azıcık insafı olan herkesin kabul edebileceği gibi Türkiye&#038;acute;de en önemli etkileri olan darbelerden birisi olduğunu kaydetti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tarihe 28 Şubat Postmodern darbe olarak geçen 28 Şubat&#038;acute;ın yıldönümünde Cihan Haber Ajansı&#038;acute;na konuşan Kurtulmuş, bu sürecin, iktisadi anlamda da siyasi anlamda da dış politikada da Türkiye&#038;acute;nin rotasını değiştiren, Türkiye&#038;acute;yi daha çok dışa bağımlı hale getiren bir sürecin başlangıç düğmesi olduğunu ifade etti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;28 Şubat&#038;acute;ın hiçbir açıdan savunulamayacağını vurgulayan Kurtulmuş, Bunu savunmak asla mümkün değildir. Çok koyu bir insan hakları ihlali dönemidir. Aynen 12 Eylül gibi yüzlerce insan tutuklanmıştır, binlerce operasyon yapılmıştır, binlerce memur inançlarından dolayı işlerinden atılmıştır, başörtüsünden dolayı, namaz kıldığından dolayı işlerinden atılmıştır. Üniversite kapılarından on binlerce genç kızımız geri çevrilmiştir. Bu zayiat listesi uzatılabilir ama buradan bir ders alarak Türkiye&#038;acute;nin kendi çıkış yolunu bulması lazım. Zannediyorum 28 Şubat&#038;acute;ı yapanlar bile bugün &#038;acute;Elimiz kırılsaydı da yapmasaydık&#038;acute; noktasına gelmişlerdir. Bu asla savunulamaz bir şeydir. dedi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;DEVLETTE İNTİKAM OLMAZ &lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;AK Parti Milletvekili Avni Doğan&#038;acute;ın Ergenekon&#038;acute;a mensup kişilerin 40 sene boyunca halkın belirli kesimlerini fişlediği ve fişleme sırasının şimdi kendilerinde olduğu yönündeki açıklamalarını da eleştiren Kurtulmuş, devlette intikam olmayacağını belirtti. Kurtulmuş, Devlet ne vatandaşlarından intikam alır ne de devlet yönetimine gelenler birbirinden intikam alır. diye konuştu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Devlet içeride &#038;acute;iç düşman&#038;acute; telakkisinin olamayacağını vurgulayan SP Lideri, devletin içeride suçlusunun olacağını, düşmanın ise ancak dışarıda olabileceğini kaydetti. Kurtulmuş, Devletin yönetimine gelenler de bir önceki iktidardan hesap sormaz. Onun bütün adamlarını isnat etmek gibi bir şeyin içinde olmaz. Fişleme işte bu. Fişleme dediğimiz şey, kendisini bir tarafta gören diğer tarafı fişliyor. Ne hakkın var böyle bir şeye? Ben bu ülkenin insanlarını fişle diye sana iktidar görevi vermiyorum ki millet olarak. Millet olan kitlenin işini gör diye sana veriyorum. Nasıl 28 Şubat&#038;acute;ta bu ülkenin insanlarına ne fişlemeler yapıldı? Köşe başındaki kebapçılar bile fişlendi. Nasıl bu yanlış bir şey ise AK Parti Milletvekili Doğan&#038;acute;ın &#038;acute;Şimdi sıra bize geldi, biz fişleyeceğiz&#038;acute; lafı da o kadar antidemokratik, o kadar çağdışı bir laftır. Ne hakkın var; sana millet, milletvekili olda sorunları çözmek için gayret et diye oy veriyor. Yok sen git, senin gibi düşünmeyen, sana oy vermeyenleri fişle diye oy vermiyor. Dolayısıyla herkesin samimi olmasından kastım bu. Kimse kendine Müslümanlık yapmasın, herkes samimi olsun. Siyasiler olarak vazifemiz milletin hizmetinde olmaktır. Atanmış sivil veya asker bürokratlar da siyasetçilerin almış olduğu kararlar doğrultusunda millete hizmet etmekle yükümlüdür. Hiç kimse kendini milletin üstünde görmesin. Biz milleti fişleyeceğiz mantığı, &#038;acute;esas biziz, millette tebadır, paryadır&#038;acute; muamelesidir. Kimsenin millete böyle muamele yapmaya hakkı yoktur. şeklinde konuştu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;EN BÜYÜK PROBLEM ÜNİFORMASIZ DARBECİLER &lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Kurtulmuş, darbelere siyasilerin zemin hazırladığı yönündeki eleştirilere de sert tepki gösterdi. Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Biz kim oluyoruz da; bir parti tek başına olabilir, bir koalisyon hükümeti olabilir; milletin seçtiği bir koalisyon hükümetlerinin icraatlarını veya tek parti iktidarının icraatlarını beğenmiyoruz. &#038;acute;Sen bunları yanlış yaptın, dolayısıyla zaten bu millet de bilmez&#038;acute;; bu o zihniyetin yansımasıdır. &#038;acute;Millet de bilmez, yanlış yaptı seni iktidara getirdi, ben seni düzeltirim&#038;acute; mantığıdır. Türkiye&#038;acute;nin zaten en büyük problemi, üniformalı darbecilerden daha çok üniformasız darbecilerdir. Partim adına söylüyorum; Türkiye&#038;acute;de bize an aykırı icraatlarda bulunan bir hükümet bile olsa, halkın iş başına getirmiş olduğu hükümetin sonuna kadar milletin iradesiyle işbaşında kalmasından yanayız. Milletten başka hiç kimsenin hükümetleri indirmek, kaldırmak gibi bir görevinin de olmadığını biliyoruz. Herkesin de bu şekilde hareket etmesi lazım. Biz mesela AK Parti&#038;acute;yi icraatlarından dolayı yerden yere vuruyoruz. O ayrı bir şeydir ama bu Parlamento son gününe kadar geçerli, meşru bir Parlamentodur. Bu hükümet millet tarafından değiştirilene kadar geçerli, meşru bir hükümet. Eleştirimizi yaparız, yol gösteririz, kıyasıya siyasi bir mücadele yaparız ama &#038;acute;birileri bu Parlamentonun önünü kessin, Türkiye&#038;acute;de yeni bir siyasi iklim doğsun&#038;acute; demek demokrasiye ihanettir, Türkiye&#038;acute;ye ihanettir, millete ihanettir. &lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;SCRIPT&gt;
					var tmp;
					tmp &#061; document.getElementById(news_content).getElementsByTagName(a);
					for(i&#061;0; i&lt;tmp.length; i++)
						tmp&lt;i&gt;.target &#061; _blank;
				&lt;/SCRIPT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>27 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Cumartesi</yazigun><kresim>20090307_6187_8770410418.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Kanadoğlu, Bahçeli şimdi de Şener ..</title><link>Kanadoğlu, Bahçeli şimdi de Şener </link><description>Sabih Kanadoğlu''nun ''Bu Meclis yeni anayasa yapamaz'' iddiasının ardından MHP lideri de benzer ifadeler kullanmıştı. İkiliye son olarak TP Genel Başkanı Şener de katıldı..</description><tamami>&lt;FONT size&#061;4&gt;Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, siyasetin kavgalarla yürüdüğünü, Türkiye&#038;acute;nin ihtiyacı olan sivil anayasanın bu meclis tarafından hazırlanamayacağını belirtti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şener, Adana&#038;acute;da çeşitli illerin parti teşkilatlarıyla bir araya geldiği Seyhan Oteli&#038;acute;ndeki yemekte, siyasetin hizmet etme ve halkın verdiği oylarla yetki sahibi olup, halkın sorunlarıyla meşgul olma makamı olduğunu kaydetti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şu an Türkiye&#038;acute;yi parçalamak için adeta yarışa girildiğini savunan Şener, şöyle devam etti: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&#038;acute;&#038;acute;AKP bir yana, CHP, MHP, DTP bir yana ülkeyi çekiyor. Soğuk savaş tarzı siyaset bitmediği sürece hiçbir sorun çözülemez. Siyaset kavgalarla yürüyor. Türkiye&#038;acute;nin bir sivil anayasaya ihtiyacı var. Ancak, bu meclis bunu yapamaz. Çünkü Anayasa uzlaşma metnidir. Türkiye&#038;acute;nin köklü bir hukuk reformuna ihtiyacı var. Ancak, siyaset ile yargı karşılıklı yarış, kavga içindeyken bu iktidar yargı reformunu yapamaz. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Başbakan dahil çok sayıda milletvekilinin hakkında soruşturma dosyaları mecliste bekliyor. Onlarca dosya meclisin tozlu raflarında yer alıyor. Bu dosyaların sahipleri Türkiye&#038;acute;nin kudretli yöneticileridir. Yargı gömleğini giyen hesap soruyor, ancak vermiyor. Maliye gömleğini giyen hesap soruyor, vermiyor.&#038;acute;&#038;acute; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şener, geçen bir yılda ekonominin yüzde 8 oranında küçüldüğünü, kişi başına milli gelirin düştüğünü vurguladı. Dünyanın hiç bir yerinde yüzde 8 küçülmenin yaşanmadığını savunan Şener, &#038;acute;&#038;acute;Buna karşın bayram çığlıkları atarak ekonomik değerleri açıklıyorlar. Demokrasi hesap verme işidir. Hesap verin&#038;acute;&#038;acute; dedi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şener, konuşmasının ardından partisine üye olan 25 kişiye rozetlerini takıp, hatıra fotoğrafı çektirdi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şener, yarın da Adana&#038;acute;da partisinin çeşitli etkinliklerine katılacak. &lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>27 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Cumartesi</yazigun><kresim>20100227_9166_9434930682.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>İşte ''Çarşaf ve Sakal'' gözaltı listesi..</title><link>İşte 'Çarşaf ve Sakal' gözaltı listesi</link><description>Operasyonda Konya İl Jandarma Alay Komutanı Albay Hüseyin Özçoban ile 2 yarbay, 1 üsteğmen, 13 astsubay ve 1 emekli astsubay olmak üzere 18 asker gözaltına alındı.</description><tamami>&lt;DIV id&#061;news_content class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Gözaltına alınanların Balyoz planında, &#038;acute;Çarşaf&#038;acute; ve &#038;acute;Sakal&#038;acute; eylem planları dahilinde, Fatih ve Beyazıt camilerine yapılacak saldırılarda görevli askerler olduğu iddia ediliyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu gözaltılarla birlikte Balyoz&#038;acute;un askeri ayağına yönelik operasyon tamamlanırken, önümüzdeki hafta içinde El Kaide, Devrimci Karargâh ve PKK gibi terör örgütleriyle bağlantılı olan, örgüt üyesi ve örgütü yönlendiren kişilerin arasında bulunduğu sivil ayağa yönelik operasyon başlatılacağı iddia ediliyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Geçen pazartesi emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Özden Örnek, emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Org. İbrahim Fırtına, emekli 1&#038;acute;inci Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan ve Ergin Saygun gözaltına alınmıştı. İlk operasyon Balyoz planı içinde yer alan ve Ege&#038;acute;de bir Türk uçağının düşürülmesinin amaçlandığı &#038;acute;Oraj&#038;acute; ve Ege&#038;acute;de çatışma yaratılarak kısmi seferberlik ilan edilmesinin amaçlandığı &#038;acute;Suga&#038;acute; planları içinde görevli olduğu iddia edilen komutan ve askerleri kapsıyordu. Dünkü ikinci operasyonda ise &#038;acute;Çarşaf&#038;acute; ve &#038;acute;Sakal&#038;acute; eylem planları içinde görev aldığı iddia edilenleri kapsıyor. &#038;acute;Sakal&#038;acute; eylem planında, Beyazıt Camisi&#038;acute;nde saldırıyı yapacak ekibin lideri olduğu iddia edilen Albay Hüseyin Özçoban&#038;acute;ın yıllık izinde ve İstanbul&#038;acute;da Merkez Komutanlığı&#038;acute;nda olduğu sırada gözaltına alındığı belirtildi. 6 askerin İstanbul&#038;acute;da, diğerlerinin ise Ankara, Batman, Şırnak, Diyarbakır gibi illerde gözaltına alındığı kaydedildi. Operasyonun sürdüğü ve gözaltı sayısının artacağı söyleniyor. Gözaltına alınan muvazzaf subay ve astsubaylar İstanbul Merkez Komutanlığı&#038;acute;na, emekliler ise İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü&#038;acute;ne getirilecek. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;SİVİL AYAK HAFTAYA&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Balyoz Güvenlik Harekât Planı soruşturması kapsamında önümüzdeki hafta yeni bir dalga operasyon daha yapılacağı belirtildi. Ancak alınan bilgilere göre bu operasyon Balyoz planının sivil ayağına yönelik gerçekleştirilecek. Polisin elinde yaklaşık 200 kişinin yer aldığı gözaltı listesi bulunduğu, El Kaide, Devrimci Karargâh, PKK gibi örgütlerle bağlantılı kişilerin, örgüt üyelerinin ve örgütü yönlendiren kişilerin listede yer aldığı iddia edildi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;KİMLER GÖZALTINDA?&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çarşaf Eylem Planı&#038;acute;nda (Fatih Camisi) görev aldıkları iddia edilen askerlerin isimleri şöyle: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Jandarma Üstteğmen Erdinç Atik, Jandarma Astsubay Arif Bıyıklı, Jandarma Astsubay Levent Maraş, Jandarma emekli Astsubay Erhan Karagözlü, Jandarma Yarbay Hüseyin Topuz, Jandarma Astsubay Mutlu Kılıçlı, Jandarma Astsubay İmdat Solak, Jandarma Astsubay Mustafa Kelleci ve Jandarma Astsubay Murat Balkaş. Sakal Eylem Planı&#038;acute;nda (Beyazıt Camisi) görev aldıkları iddia edilen askerlerin isimleri şöyle: Jandarma Yarbayı Yusuf Kelleli, Jandarma Astsubay Duran Ayhan, Jandarma Astsubay Musa Fariz, Jandarma Astsubay Uğur Üstek, Jandarma Albay Hüseyin Özçoban, Jandarma Astsubay Selahattin Gözmen, Jandarma Astsubay Fikret Coşkun, Jandarma Astsubay Osman Çetin ve Jandarma Astsubay Abdil Akça. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;SABAH &lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;SCRIPT&gt;
					var tmp;
					tmp &#061; document.getElementById(news_content).getElementsByTagName(a);
					for(i&#061;0; i&lt;tmp.length; i++)
						tmp&lt;i&gt;.target &#061; _blank;
				&lt;/SCRIPT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>27 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Cumartesi</yazigun><kresim>20100227_9165_5347711444.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>İran ''Apo''sunu yakaladı! Yoksa ABD mi teslim etti?..</title><link>İran 'Apo'sunu yakaladı! Yoksa ABD mi teslim etti?</link><description>Şubat 1999''da Abdullah Öcalan''ın Kenya''da yakalanıp Türkiye''ye getirilen operasyonun bir benzeri dün İran''da yaşandı.</description><tamami>&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: verdana, arial, geneva, helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; &gt;&lt;p&gt;&lt;font class&#061;Apple-style-span face&#061;verdana, geneva, arial, helvetica, sans-serif&gt;&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;line-height: 20px;&gt;&lt;b&gt;Yeni Şafak Yazarı İbrahim Karagül&#038;acute;ün Yazısı 24.02.2010&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;font class&#061;yazarmetin style&#061;font-family: verdana, geneva, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; &gt;Belucistan&#038;acute;ın bağımsızlığı için savaştığını öne süren, İran ordusuna ve sivillere ağır kayıplar verdiren Cundullah örgütünün lideri Abdulmelik Rigi, yakalanıp İran&#038;acute;a getirildi.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;&lt;font class&#061;yazarmetin style&#061;font-family: verdana, geneva, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; &gt;&lt;p&gt;Elbette bu operasyon, İran güvenlik birimleri açısından olağanüstü başarıydı. Yıllardır izi sürülen, Batılı istihbarat servisleri tarafından korunan ve desteklenen, İran&#038;acute;ı parçalama projelerinde kullanılan, İran&#038;acute;ın can düşmanı bir örgütün lideri etkisiz hale getiriliyordu. Bu hem iç çatışma senaryolarına hem de ABD, İngiltere ve İsrail&#038;acute;in İran içindeki ortak örtülü operasyonlarına vurulan çok büyük bir darbeydi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Rigi, bir gün önce Afganistan&#038;acute;daki bir ABD üssünde görüntülendi. Hemen ardından Dubai&#038;acute;ye geçti, oradan Kırgızistan&#038;acute;a gitmek için uçağa binerken yakalandı. Açıklama böyle... Dubai, geçtiğimiz günlerde İsrail istihbaratının bir Hamas yetkilisine yönelik iyi düşünülmüş suikast operasyonuna sahne oldu. 11 kişilik Mossad timi, Avrupa ülkelerinin vatandaşlarına ait pasaportlarla, hem de diplomatik pasaportlarla Dubai&#038;acute;ye geldi ve hedefi ortadan kaldırdı. Bizzat İsrail Başbakanı&#038;acute;nın emriyle işlenen cinayet ve sahte pasaport konusu Avrupa ülkeleriyle İsrail arasında muvazaalı bir gerilime neden oldu. Oysa durum tam tersiydi ve suikast operasyonu bazı ülkelerin katıldığı ve örneklerini sıkça gördüğümüz bir ortak operasyondu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dubai istihbarat operasyonlarının merkezi mi oluyor, sorusu bir başka tartışmanın konusu. Ancak İran&#038;acute;ın Rigi&#038;acute;yi yakalama biçimi ile Türkiye&#038;acute;nin Abdullah Öcalan&#038;acute;ı Kenya&#038;acute;dan getirme biçimi birbirine çok benziyor. Öcalan, Suriye&#038;acute;den çıkarıldıktan sonra, Yunanistan, Rusya, İtalya gibi ülkeleri dolaşmış, hiçbir yerde korunamamış ve Kenya&#038;acute;da bir ortak istihbarat operasyonuyla Türkiye&#038;acute;ye verilmişti. 11 yıl önce yaşanan olay, Türkiye&#038;acute;de başarı kabul edilmiş bazı siyasi partileri iktidar bile yapmıştı. Ancak Öcalan yakalanmamış, Türkiye&#038;acute;ye teslim edilmişti. Neden teslim edilmişti, hangi pazarlıkların sonucu Türkiye&#038;acute;ye verilmişti? Öcalan&#038;acute;ın teslimi kendisini Başbakanlığa taşımış olan Bülent Ecevit, Apo&#038;acute;yu bize niye verdiler hala anlamış değilim diyebiliyordu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İran&#038;acute;ın Rigi&#038;acute;yi yakalama operasyonu da Öcalan operasyonuna benziyor. Bir çok soru geliyor insanın aklına. Ortada bir operasyon mu var yoksa pazarlık mı? Pazarlık varsa nasıl bir pazarlık. İran karşılığında ne verdi? Rigi&#038;acute;ye karşı bir El Kaide üyesini mi teslim etti? Rigi El Kaide tarafından destekleniyor iddiası çok da inandırıcı değil. Çünkü örgüt tamamen ABD-İngiliz ürünü ve bu ülkelerin İran&#038;acute;a ve Güney Asya&#038;acute;ya yönelik jeopolitik hedefleri için kullanılıyordu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında PKK ve Cundullah olayını, Kürt meselesi ile Belucistan meselesinin birbirine ne kadar benzediğini burada tartıştık. Cundullah için Allah&#038;acute;ın ordusu değil, Amerika&#038;acute;nın ordusu dedik. Türkiye, İran, Pakistan kuşağında bu örgütler üzerinden nasıl hesaplar yapıldığını sorguladık.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sıcak çatışmalar içinde yer alan İslami kimlikli yapıların ne kadarının kimler tarafından finanse edilip kullanıldığına dikkat çekmek istedik. Bazı ülkelerde özgürlük adına harekete geçen İslamcı savaşçıların aslında hem Müslümanlara hem tarihe hem kendilerine büyük bir ihanet içinde olduklarını üzülerek izliyorduk çünkü. Mesele şuydu:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kürt meselesine benzeyen bir Belucistan sorunu var. İran&#038;acute;ı ve özellikle Pakistan&#038;acute;ı ciddi oranda yıpratan bir sorun bu. Büyük Belucistan devleti için birkaç yıl önce haritalar bile yayınlandı. Tabii hepsi ABD kaynaklı. Tıpkı Türkiye&#038;acute;nin bir bölümünü kesip alan haritalar gibi. Pakistan&#038;acute;da istikrarsızlığı tartışırken, Benazir Butto suikastini tartışırken ABD ve İngiltere&#038;acute;nin müttefiki olan Pakistan&#038;acute;a karşı Özgür Belucistan Hareketi&#038;acute;ne destek verdiğini fark edince hayretler içinde kalıyoruz. Bir yandan müttefikleri olan ülkeyi destekliyorlardı diğer yandan ülkeyi bölecek harekete silah ve finansal destek sağlıyorlardı. Ne gariptir ki, o bölgenin özgürlüğü için savaşan, ABD ve İngiltere&#038;acute;den para ve silah alan gruplar İslamcı gruplardı. Bu örgütler kimlikleri yüzünden İslam dünyasında sempati bile topluyordu. Ne yazık ki hepsi birer taşerondu. Ne yazık ki, bu gerçeği anlatmak çok zordu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ağustos 2009&#038;acute;da İran Belucistan&#038;acute;ı için savaşan Cundullah (Allah&#038;acute;ın ordusu) örgütünün lideri olan Abdülmelik Rigi&#038;acute;nin kardeşi, örgütün İran topraklarındaki saldırılarını ABD&#038;acute;nin talimatıyla yaptığını açıkladı ve; Cundullah&#038;acute;ı ABD kurup destekledi. Talimatlarımızı ondan alıyorduk. Kime saldırıp kime saldırmayacağımızı ABD&#038;acute;liler söylüyordu. Para ve teçhizat onlar tarafından veriliyordu şeklinde sözler söyledi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O tarihte yazdığım şu cümleleri özellikle hatırlatmak istiyorum. Şimdi şartlar değişiyor. Belki Büyük Belucistan Devleti projesi bir süreliğine ertelendi. Bu örgütler de ortada kaldı. Birer birer deşifre oluyorlar, bağlantılar ortaya çıkıyor. Belucistan meselesi ile Kürt meselesi birbirine benziyor. ABD ve İngiltere, iki konuda da müttefiklerine kazık attı. Hem de çok büyük zarar vererek. Şimdi iki konuda da rüzgar tersine dönmüş gibi. Belucistan için savaşan örgütler ortada kalırken, Kürt meselesinde olumlu anlamda çok ciddi gelişmeler yaşanıyor...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tespit doğruymuş. Doğruluğu yedi ay sonra Rigi&#038;acute;nin yakalanması ya da teslim edilmesiyle kesinleşti. İran operasyonu hem Öcalan operasyonuna benziyor hem de pazarlık kokuları yayıyor. Bu aşamadan sonra pazarlık&#038;acute;ta İran ne vaat etti ya da verdi sorusu daha önemli gibi. Nükleer kriz üzerinden dünyayı İran&#038;acute;ı dizginlemeye çağıranlar aynı ülkeyle kapalı kapılar ardında ne tür pazarlıklar yapıyor?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abdulmelik Rigi, neyin bedeliydi? İşte böyle yaparlar onlar. Kullanır kullanır sonra paçavra gibi bir kenara atarlar... Bu gerçeği düşünmesi gereken o kadar çok insan ve çevre var ki...&lt;/p&gt;&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>24 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Çarşamba</yazigun><kresim>20100224_9164_4376947284.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, görevinden istifa etti..</title><link>Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, görevinden istifa etti</link><description>TEKEL işçileri Ankara''daki eylemlerini sürdürürken bağlı bulundukları sendikadan bir istifa haberi geldi.</description><tamami>&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Arial; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, görevinden istifa etti. Türkel&#038;acute;in Tekel işçilerinin Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile diğer konfederasyon başkanlarına yönelik protestolarını ve yuhalamalarına dayanamayarak istifa ettiği söyleniyor.&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Türkel aynı zamanda Tek Gıda-İş&#038;acute;in de Genel Başkanı. İki ayı aşkın bir süredir eylem yapan Tekel işçileri, Tek-Gıda İş Sendikası&#038;acute;na bağlı bulunuyor.&#038;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;ANAM AVRADIM OLSUN İSTİFA EDERİM&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;Hürriyet&#038;acute;ten Aysel Alp&#038;acute;in haberine göre;&#038;nbsp;&#038;nbsp;dün akşam konfederasyon başkanları ile yapılan toplantının sonuçları Tekel işçisini memnun etmedi. İşçiler memnuniyetsizliklerini,&#038;nbsp;&lt;strong&gt;“Kumlu istifa” sloganlarıyla dile getirince Genel Sekreter Mustafa Türkel, aşağıya inerek işçileri sakinleştirmeye çalıştı.&lt;/strong&gt;&#038;nbsp;Türkel daha önce de &#038;acute;Kumlu istifa&#038;acute; sloganları atan işçilere, &lt;strong&gt;bir daha böyle sloganlar atarsanız anam avradım olsun istifa ederim&lt;/strong&gt;&#038;nbsp;demişti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Anlatılanlara göre işçiler dün de aynı sloganları atınca&#038;nbsp;&lt;strong&gt;Türkel, Türk-İş’i daha fazla yıpratmamak için genel sekreterlikten istifa etti&lt;/strong&gt;. Türkel’in Tek Gıda İş Genel Başkanlığından istifa edip etmeyeceği merak edilirken; istifanın ayrıntılarını bir basın toplantısıyla açıklayacağı belirtiliyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;BAŞKAN DA ŞAŞIRDI&lt;br&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Mustafa Türkel’in, Türk-İş Genel Sekreterliği görevinden istifa etmesi Türk-İş&#038;acute;te büyük şaşkınlık yarattı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, istifa kararını sabah öğrendiğini belirterek, gerekçesini ise bilmediğini söyledi. Türkel ile görüşme imkanı olmadığını belirten Kumlu, “&lt;strong&gt;İstifa nedenini bilmiyorum. Kendisi öğleden sonra açıklayacakmış&lt;/strong&gt;” dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kumlu, istifa dilekçesinin kabul edilip edilmeyeceği sorumuza ise; “Kendisiyle konuşup gerekçesini öğreneceğim. Ona göre karar vereceğiz” demekle yetindi&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100223_9163_3111535907.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Çinli bir araştırma şirketinin beş yıllık bir süreçte milyarderleri diğer insanlardan ayıran üç teme..</title><link>Çinli bir araştırma şirketinin beş yıllık bir süreçte milyarderleri diğer insanlardan ayıran üç temel özellik nedir diye sordu?</link><description>Çin''li bir araştırma şirketinin yaptığı araştırma milyarderlerin üç temel özelliğini öne çıkardı</description><tamami>&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Arial; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;Çinli bir araştırma şirketinin beş yıllık bir süreçte Çin, ABD, Hindistan ve Avrupa’daki zengin insanlarla görüşerek hazırladığı bir araştırma, milyarderleri diğer insanlardan ayıran üç temel özellik olduğunu ortaya çıkardı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Forbes dergisinde yayımlanan bir köşe yazısında, araştırmaya katılanların çoğunlukla şans ve zamanlamanın milyarder olmak için önemli faktörler olduğu belirttiğine dikkat çekilirken, kaybetmekten korkmayan, yaratıcı ve doğru kişilerle evlenenlerin milyarder sıfatını diğerlerine göre daha kolay aldığı belirtildi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;KAYBETMEKTEN KORKMUYORLAR&lt;br&gt;&lt;br&gt;China Market Research Group adlı şirketin gerçekleştirdiği araştırmaya göre zenginliğin ilk sırrı, kaybetmekten korkmamak. Şirket görüştükleri kişilerin genelde garanti ve kolay yolda devam etmekle, risk alıp durumlarını değiştirme seçeneği arasında kaldıklarında, riskli olanı tercih ettiklerini belirtiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Milyarderler tercihlerinde yanılsalar bile, hatalarından ders alıp yollarına devam ettiklerini ifade ediyor. Bu insanlar kötü deneyimlerin geleceğe yönelik iyimserliklerini etkilemesine de izin vermiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Araştırmada görüşülen eski bir internet şirketi yöneticisi, teknoloji hisseleri balonu patlamadan önce ismini vermek istemediği şirketinin değerinin 1 milyar dolar üzerinde olduğunu ancak balonun patlamasıyla birlikte şirketin battığını belirtti. Başarısızlığı kabul edip, köşesine çekilmekten ziyade, yeni girişimlerde bulunan yönetici şu anda başarılı yeni bir şirketin başında.&lt;br&gt;&lt;br&gt;YARATICILIK&lt;br&gt;&lt;br&gt;Köşe yazısına göre zenginliğin ikinci büyük gereği, yeni gelir kaynakları elde etmek için sorunlara yaratıcı bir şekilde yaklaşmak. Araştırmaya katılanlar, karşılaştıkları sorunlara diğerlerinden farklı açılardan baktıklarını ve sıkıntının hayatlarını mahvetmesine izin vermektense, sorunun üzerine gitmeyi tercih ettiklerini belirtti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Araştırmada görüşlerine yer verilen bir petrol şirketi yöneticisi, yıllar önce sahip olduğu benzin istasyonlarını daha iyi nasıl kullanacakları üzerine kafa yorduklarını anlattı. İnsanların hem benzinlerini doldurup, hem de alışveriş yapabilecekleri yerler tasarlayan yöneticinin bu fikri ilk başlarda gereksiz bulundu. Ancak şimdi alışveriş yapılmayan benzin istasyonu sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;DOĞRU EVLİLİKLER&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kulağa biraz garip gelse de milyarderlerin dikkat çeken üçüncü özellikleri, doğru evlilikler yapmaları. Yani riskli girişimlerinde eşlerinden istedikleri desteği alarak yükselmeleri.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Köşe yazısında dünya çapındaki bütün zenginlerin, eşlerinden destek alıp, sıfırdan kurdukları şirketlerini para makinesine çevirdikleri belirtiliyor.&lt;/span&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100223_9162_3248102069.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Gedikli ve Başkan Yardımcısı Kınay 900 bin kişiye iş sağlayacak bir ..</title><link>AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Gedikli ve Başkan Yardımcısı Kınay 900 bin kişiye iş sağlayacak bir proje hazırlayarak Ulusal İstihdam Çalıştayına sundu</link><description>90 bin firmaya 45 milyarlık faizsiz kredi desteği sağlanacak. 30 bin yeni işyeri kurulacak. 900 bin kişiye iş yaratılacak.</description><tamami>&lt;span class&#061;Apple-style-span style&#061;font-family: Arial; font-size: 15px; line-height: 21px; &gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Gedikli ve Başkan Yardımcısı Kınay, 900 bin kişiye iş sağlayacak bir proje hazırlayarak, Ulusal İstihdam Çalıştayı&#038;acute;na sundu.&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;Buna göre 90 bin firmaya 45 milyarlık destek sağlanacak. Bu firmalardan 30 bininin yeni kurulması öngörülüyor. Bu yolla 900 bin kişiye iş imkanı yaratılacak&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;&lt;font color&#061;#990000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;900 BİN KİŞİYE İŞ İMKANI&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Türkiye&#038;acute;nin en ilginç istihdam önerisi olarak öne çıkan proje çerçevesinde&#038;nbsp;&lt;strong&gt;90 bin firmaya kredi imkanı sağlanarak, 900 bin kişinin istihdam edilmesi öngörüldü.&lt;/strong&gt;&#038;nbsp;Projeye göre, 30 bin yeni firma kurulacak. Ayrıca, faaliyeti devam eden 60 bin firmaya da &#038;acute;kapasite artırımı&#038;acute; şartı ile kredi sağlanacak.&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;&lt;strong&gt;&lt;font color&#061;#990000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;YENİ FİRMALARA KREDİ İMKANI&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;Yeni kurulacak bir firmaya, yatırım kredisi olarak&#038;nbsp;&lt;strong&gt;250 bin TL, işletme kredisi olarak da 250 bin TL&lt;/strong&gt;&#038;nbsp;olmak üzere toplamda 500 bin TL&#038;acute;ye kadar kredi verilebilecek. Ancak hiçbir kredi, girişimcinin eline &#038;acute;nakit&#038;acute; olarak sunulmayacak. Örneğin firma, yatırım için makine ve teçhizat alacak. Banka, bu parayı girişimcinin makineyi aldığı yere fatura karşılığı ödeyecek. Böylece kredi olanağının yatırım dışı amaçla kullanılmasının önü kesilmiş olacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color&#061;#990000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;İŞSİZLİĞE PANZEHİR OLACAK&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;Almanya&#038;acute;dan esinlenerek, Türkiye&#038;acute;deki ekonomik sistemle sentezlenen model, işsizliğe &#038;acute;panzehir&#038;acute; etkisi yaratacak acil ve yapısal çözüm önerisi sunuyor. AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı&#038;acute;ndan Bülent Gedikli ve Hasan Fehmi Kınay, Türkiye&#038;acute;nin en önemli sorunu olan işsizliğe karşı geliştirdiği modeli, Ulusal İstihdam Çalıştayı&#038;acute;na da sundu. İşte projenin ayrıntıları:&lt;br&gt;&lt;br&gt;* TOPLAMADA 90 bin firmaya 45 milyar TL kredi kullandırılacak. Bunun teminatı da Kredi Garanti Fonu aracılığıyla sağlanacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;*BU çerçevede 30 bin yeni firma kurulmasının önü açılacak. Faaliyeti devam eden 60 bin firmaya da &#038;acute;Kapasite artırımı&#038;acute; şartı ile kredi olanağı tanınacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;*YENİ kurulacak firmalara, kuruluş döneminde yatırım kredisi olarak 250 bin TL, işletme kredisi olarak da 250 bin TL olmak üzere toplam 500 bin TL kredi verilecek.&lt;br&gt;&lt;br&gt;*FAALİYETİ devam eden 60 bin işletmeye de, mevcut üretim kapasitelerini artırmak üzere yaptıkları genişleme yatırımlarında kullanılmak üzere 500 bin TL&#038;acute;ye kadar kredi olanağı sağlanacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color&#061;#990033 style&#061;font-size: 11pt; &gt;KULLANDIRILAN KREDİNİN FAİZİNİ&#038;nbsp;KOSGEB ÜSTLENECEK&lt;br&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;* FİRMALARA kullandırılacak tüm kredilerin faiz giderleri KOSGEB aracılığıyla ödenecek. KOSGEB, girişimci firmayı derecelendirecek. Bu firma, anlaşmalı bankaya gidecek. Girişimci, bankaya KOSGEB&#038;acute;den aldığı derecelendirmeyi ve istihdam taahhütnamesini gösterecek. Teminat, Kredi Garanti Fonu&#038;acute;ndan karşılanacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;* BANKA da yatırım ve işletme kredisini açacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;* BANKA, kredi verdiği firmaların yatırım ve istihdam bilgilerini aylık olarak izleyip, sonuçları Hazine&#038;acute;ye bildirecek.&lt;br&gt;&lt;br&gt;* FİRMALAR, yeni işe alacakları personeli de İş-Kur aracılığıyla temin edecek.&lt;br&gt;&lt;br&gt;* 50 BİN TL tutarında her harcama, en az bir kişinin istihdamını gerektiriyor. Bu durumda toplamda 90 bin firmaya kullandırılacak 45 milyar TL, 900 bin kişiye iş imkanı sağlayacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;font color&#061;#990000 style&#061;font-size: 11pt; &gt;YATIRIM KREDİSİ 36, İŞLETME KREDİSİ 18 AY VADELİ&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style&#061;margin-top: 0px; font-size: 11pt; &gt;* BU projenin en büyük yeniliği ise kredilerin yatırım yapan girişimciye verilmemesi. Bu yolla, kredi geri dönüşünün garantiye alınması ve kredinin amacı doğrultusunda kullanılması amaçlanıyor. Firma, kendisine verilen yatırım kredisini doğrudan kullanamayacak, mal ve hizmet faturasını ibraz edecek. Örneğin yatırım amacıyla hangi makine veya teçhizatı aldıysa onun faturasını gösterecek.&lt;br&gt;&lt;br&gt;* FİRMA, bankadan alacağı işletme kredisini de alacaklarını temlik etmek suretiyle kullanabilecek. Örneğin seramik üretimi yapan bir girişimci, ürettiği malı bayiine sattıysa, ondan aldığı vadeli aracı (çek-senet) bankaya temlik edecek. Karşılığında da işletme kredisi alacak. (Temlik: bir malı, bir kimseye mülk olarak vermek.)&lt;br&gt;&lt;br&gt;*BİR firmanın kuruluş döneminde faiz desteği, yatırım kredisi için yüzde 80, işletme kredisi faiz desteği yüzde 60 oranında olacak. 5 yaşını dolduran firmalarda ise tevsi yatırımda faiz desteği yüzde 80, işletme kredisi faiz desteği yüzde 20 olacak.&lt;br&gt;&lt;br&gt;*FİRMALARIN kullandığı yatırım kredilerinin vadesi 36 ay, işletme kredilerinin vadesi 18 ay olacak.&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;
</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100223_9161_6930963397.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Ne ile suçlanıyorlar?..</title><link>Ne ile suçlanıyorlar?</link><description>Eski kuvvet komutanlarının da gözaltına alındığı Balyoz operasyonunda suçun adı ''darbe'' olarak konuldu. Zanlılara, hükümet devirmeye teşebbüs ve bu amaçla örgüt kurma gerekçesiyle islem yapıldı.</description><tamami>&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Balyoz Güvenlik Harekat Planı iddiası kapsamında aralarında eski kuvvet komutanlarının bulunduğu zanlıların Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs ettikleri, bu amaçla örgüt kurup yönettikleri ve örgüte üye oldukları iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Operasyon için sabahın erken saatlerinde İstanbul Başsavcılığı&#038;acute;nın talimatıyla düğmeye basıldı. Soruşturma kapsamında eş zamanlı olarak Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Hatay, Diyarbakır, Muğla, Balıkesir ve Kocaeli olmak üzere 9 operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan ve aralarında eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun&#038;acute;un da bulunduğu 17 emekli general, 4 muvazzaf amiral, 27 subay ve 1 astsubayın Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs ettikleri, bu amaçla örgüt kurup yönettikleri ve örgüte üye oldukları iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Balyoz Güvenlik Harekat Planı ile ilgili 3 yeni savcı görevlendirdi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;SPAN style&#061;COLOR: #ff0000&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;CAMİYE BOMBA ATILACAK TÜRK JETİ DÜŞÜRÜLECEKTİ&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Taraf Gazetesi, Balyoz Güvenlik Harekat Planı başlığıyla 2003 yılında yapılan bir darbe planını gündeme taşımıştı. Planın alt başlıklarında yer alan Çarşaf, Sakal, Oraj ve Suga adı verilen planlara göre, Beyazıt ve Fatih camilerinde Cuma günü bombalı saldırılar düzenlenecek, Ege&#038;acute;de bir Türk jeti düşürülecekti. İddiaya göre dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan yönetimindeki askerler, darbeye direnebilecek 200 bin kişiyi stadyumlara doldurmayı planlıyordu. Gazetede yer alan iddiaya göre, plan kapsamında darbe kabinesi de hazırlanmıştı.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style&#061;COLOR: #ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;SAVCILARA YENİ KORUMA&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Balyoz darbe planı belgesine ilişkin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarına güvenlik nedeniyle koruma polisi verileceği öğrenildi. Beşiktaş&#038;acute;taki İstanbul Adliyesi&#038;acute;nde görevli olan ve &#038;acute;Balyoz&#038;acute; soruşturmasını yürüten savcılar Mehmet Berk, Bilal Bayraktar ve Ali Haydar&#038;acute;a koruma atandığı kaydedildi. Daha önce adliyenin servisini kullanan 3 savcının artık özel araçla adliyeye gelip gideceği belirtildi. Savcılara koruma polisleri de eşlik edecek. Daha önce de, Ergenekon savcılarına koruma verilmişti. Savcı Zekeriya Öz&#038;acute;ün 5 koruması bulunuyor. Zırhlı aracı olan Öz&#038;acute;e bir de eskort eşlik ediyor. Diğer Ergenekon savcılarının ise 2 koruması bulunuyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;&lt;/SPAN&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Yeni Şafak&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20100223_9160_2987481952.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>27 Nisan muhtıra değil..</title><link>27 Nisan muhtıra değil</link><description>e-muhtıra''yı yayınlayan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, yaptığını savundu. 27 Nisan bildirisinin e-muhtıra olmadığını savunan Büyükanıt''a göre, Köşk seçimlerine müdahalede bulunulmadı.</description><tamami>&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Yayınladığı e-muhtıra ile tarihe demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen Yaşar Büyükanıt, aradan iki yıla yakın bir zaman geçtikten sonra yaptıklarını savundu. Büyükanıt&#038;acute;a göre, 27 Nisan&#038;acute;da yapılan demokrasiye müdahale değildi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Yaşar Büyükanıt, Balyozun gündemde olduğu bir dönemde ortaya çıktı ve iki yıl önce yaptıklarını savunan açıklamayı Milliyet yazarı Fikret Bila&#038;acute;ya yaptı:&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;H1&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Büyükanıt: Muhtıra vermedim&lt;/FONT&gt;&lt;/H1&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, 27 Nisan 2007 günü Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) internet sitesinde yayımladığı bildiri, yakın siyasi geçmişimizde en çok tartışılan konulardan biri oldu.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Büyükanıt’ın, “Ben kaleme aldım” diyerek tek başına üstlendiği ve her zaman arkasında durduğu 27 Nisan bildirisi, Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahaleye dönük “e-muhtıra” olarak nitelenmişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, o günden bu yana Cumhurbaşkanlığı’na Abdullah Gül’ün seçilmesini engellemeye çalışmakla eleştiriliyor. 27 Nisan 2007 tarihi de 28 Şubat 1997 tarihinden sonra askerin siyasete müdahale ettiği tarih olarak anılıyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Büyükanıt Paşa ise bu yorum ve eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını düşünüyor. 27 Nisan bildirisini bu şekilde yorumlayanları, bildiriyi okumadan yorum yapmakla eleştiriyor.&lt;BR&gt;Büyükanıt, dünkü görüşmemizde bu konudaki değerlendirmelerini şöyle özetledi:&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;‘Köşk seçimine müdahale değil’&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“27 Nisan’la ilgili eleştirileri dinliyorum, okuyorum ve üzülüyorum. 27 Nisan sürekli gündeme getiriliyor. Bu bildiri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahalesi olarak yorumlanıyor. Oysa, öyle değil.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ben, hizmetteyken Cumhurbaşkanlığı sözünü iki kez kullandım. Birincisi, 12 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı karargâhında yaptığım konuşmada. Bir soru üzerine aynen şöyle demiştim; ‘Seçilecek cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’da belirlenmiş ilkelerine sözde değil özde bağlı olacağını umut ediyorum. Tabii ki, yetki yüce Meclis’indir’. Benim söylediğim budur. Bunun aksini söylemek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü, aksini söylerseniz, bundan, Anayasa’da belirlenmiş ilkelere bağlı olmadığı sonucu çıkar ki, bu hem Cumhurbaşkanı’na hem de yüce Meclis’e hakaret olur.”&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu sözlerin Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale olmadığını vurgulayan Büyükanıt, Cumhurbaşkanlığı sözünü ikinci kez 27 Nisan bildirisinde kullandığını ifade ederek şöyle devam etti:&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;‘Neresi muhtıra?’&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“Cumhurbaşkanı sözünü ikinci kez 27 Nisan’da kullandım. Oradaki ifadem de aynen şöyledir: ‘Son günlerde Cumhurbaşkanlığı seçim süreci laik-antilaik sürecine dönüşmüştür’. Bunun neresi muhtıra?”&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;‘Laiklik duyarlılığı’&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Büyükanıt Paşa, 27 Nisan’ın muhtıra olmadığını vurgularken şu değerlendirmeyi yaptı:&lt;BR&gt;“Şimdi 27 Nisan’a muhtıra dediler, demeye devam ediyorlar. Muhtıra böyle olmaz. Muhtıranın tarihimizde örnekleri vardır. 27 Nisan’a muhtıra diyenler ya muhtıranın anlamını bilmiyorlar veya 27 Nisan bildirisini okumamışlar. 27 Nisan bir muhtıra değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale değildir. 27 Nisan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laiklik konusundaki duyarlılığının dile getirilmesidir. Başka bir şey değildir.”&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;‘Yargı teyit etti’&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Büyükanıt, TSK’nın laiklik konusundaki duyarlılığının bilindiğini ve zaman zaman bu duyarlılığını dillendirdiğine işaret ederek, şöyle devam etti:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“27 Nisan’dan sonraki gelişmelere baktığımızda, 27 Nisan’da dile getirdiğim duyarlılığın en yüksek yargı organı tarafından teyit edildiği görülüyor. (Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin laiklik karşıtı odak olduğu ve Hazine yardımının bir kısmının kesilmesi yönündeki kararını kastediyor.)”&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Milliyet&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;&lt;/SPAN&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20090326_7463_2961847186.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Yargıtay ve Danıştay Köşk''de..</title><link>Yargıtay ve Danıştay Köşk'de</link><description>Yargıdaki yetki krizine Çankaya el attı.. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bugün Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile Danıştay Başkanı Mustafa Birden''i ayrı ayrı olarak köşkte kabul edecek.</description><tamami>&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Gül saat&lt;NOBR&gt;&lt;SPAN id&#061;linkzHighlighted_3113 style&#061;FONT-WEIGHT: bold; CURSOR: hand; COLOR: #ff0000; LINE-HEIGHT: 1.7; BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double target&#061;blank&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/NOBR&gt; 11.00&#038;acute;de Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile saat 16.15&#038;acute;te ise Danıştay Başkanı Mustafa Birden&#038;acute;le görüşecek. (CİHAN)&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>23 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Salı</yazigun><kresim>20081230_278_7856866717.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>YÖK''ten sevindirecek karar..</title><link>YÖK'ten sevindirecek karar</link><description>YÖK, meslek lisesi mezunu öğrenciler için yeni bir projeye imza atıyor.</description><tamami>&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;&lt;SPAN id&#061;ctl00_Contentplaceholder2_LtrDetay class&#061;haber_ozet&gt;Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bir yandan katsayı sorununa yeni bir çözüm ararken diğer yandan da meslek yüksek okulları öğrencilerini sevindirecek bir projeye imza attı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;PROJE DERSLERİ ÖNEMLİ&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Projeye göre, Meslek Yüksek Okulu&#038;acute;ndan mezun olanlar çalışırken 4 yıllık fakülte mezunu olabilecek. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan Öğrenciler çalışırken üniversiteyle bağlantılı proje derslerini vererek fakülte bitirebilecekler. Bu projenin&lt;SPAN id&#061;adsclickad&gt;&lt;SPAN id&#061;adsclickad class&#061;adsmartlinkR3459R onmouseover&#061;adsClickActionR3459R(&#038;acute;over&#038;acute;, &#038;acute;projenin&#038;acute;, event, this);return true; onmouseout&#061;adsClickActionR3459R(&#038;acute;out&#038;acute;, &#038;acute;projenin&#038;acute;, event, this);return true; onclick&#061;adsClickActionR3459R(&#038;acute;click&#038;acute;, &#038;acute;projenin&#038;acute;, event, this);return true;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color&#061;#cc0000&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt; üzerinde özenle çalışıyoruz diye konuştu. İngiltere&#038;acute;de olduğu gibi çalışarak okuma imkanı sağlayan bu projeye göre, MYO&#038;acute;da okuyan öğrencilerin ders kredileri hesaplanacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;EK KREDİ ALACAK&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çalışırken ek kredi alan öğrenciye ayrıca üniversite proje dersleri verecek. Bu dersleri başarı&lt;SPAN id&#061;adsclickad&gt;&lt;SPAN id&#061;adsclickad class&#061;adsmartlinkR3459R onmouseover&#061;adsClickActionR3459R(&#038;acute;over&#038;acute;, &#038;acute;başarı&#038;acute;, event, this);return true; onmouseout&#061;adsClickActionR3459R(&#038;acute;out&#038;acute;, &#038;acute;başarı&#038;acute;, event, this);return true; onclick&#061;adsClickActionR3459R(&#038;acute;click&#038;acute;, &#038;acute;başarı&#038;acute;, event, this);return true;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color&#061;#cc0000&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt; ile geçen öğrenci lisans diploması alabilecek. Böylece öğrenci 4 yıllık fakülte hakkı elde etmiş olacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;MEZUNLARA MÜJDE&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;MYO&#038;acute;lerden mezun olup çalışmaya devam eden öğrenciler de 4 yıllık üniversite diploması alabilecek. Üniversite ile ilişkilendirilen öğrenciler tıpkı lisedekiler gibi proje derslerini verirlerse fakülte diploması alabilecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;ÖĞRENCiLERiN NİTELiKLERi ARTACAK&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, projeye ilişkin şunları söyledi: İngiltere&#038;acute;deki uygulamaları göz önünde bulundurarak öğrencilerimiz için güzel şeyler yapmak istiyoruz. 1 milyondan fazla 2 yıllık okuldan mezun öğrenci var. Öğrencilerimizin yurtdışında olduğu gibi ders kredisini artırmayı ve üniversite mezunu olmalarını sağlayacağız. Bu öğrencilerin nitelikleri artırılırsa ülkemizin üretim gücü artar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;BUGÜN&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt; &lt;/FONT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20090110_2275_1458246112.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Cihaner hastanelik oldu..</title><link>Cihaner hastanelik oldu</link><description>Tutuklu bulunan Başsavcı rahatsızlandı</description><tamami>&lt;FONT size&#061;4&gt;Başsavcı Cihaner dün gece hastanelik oldu. Dün gece Erzurum Bölge hastanesine kaldırılan İlhan Cihaner, 3 saat sonra taburcu edildi.&lt;/HTT&gt;&lt;/FONT&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;HTT face&#061;Arial&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Erzurum &#038;acute;da tutuklanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, stresten kaynaklı mide rahatsızlığı nedeniyle dün geceyarısına doğru cezaevinin ambulansıyla Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma hastanesine kaldırıldı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Burada serum tedavisi yapılan Başsavcı Cihaner 3 saat gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edildi.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;&#038;nbsp;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;HABERTÜRK&lt;/HTT&gt;&lt;/DIV&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20100221_9159_3984643817.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Doğan ailesiyle birlikte Umre''de ..</title><link>Doğan ailesiyle birlikte Umre'de </link><description>Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, önceki gün öğleden sonra eşi Sema Işıl Doğan, kızı Hanzade Doğan Boyner ve damadı Osman Boyner''le birlikte özel jetiyle Medine''ye geldi.</description><tamami>&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Medine&#038;acute;de bir gece kalan Doğan ailesine Nüans Turizm yetkilileri rehberlik etti. Doğan ailesi Medine&#038;acute;de Uhud Dağı, şehitlik, Kıbleteyn Mescidi, Kuba Mescidi ve Cuma Mescidi&#038;acute;ni ziyaret etti.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Doğan ailesi, Medine&#038;acute;de Türk yatırımcısı Zeki Yetim&#038;acute;in &#038;acute;Vadi Buthan&#038;acute; adlı hurma bahçesini de gezdi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Cuma namazını Mescid-i Nebevi&#038;acute;de kılan Doğanlar, ihrama girip Mekke&#038;acute;ye hareket etti. Dün akşam saatlerinde umre yapan Doğan ailesi daha sonra dinlenmeye çekildi. Aydın Doğan ve beraberindekiler bu sabah Sevr Dağı, Arafat, Mina, Müzdelife ve Nur Dağı&#038;acute;nı gezdi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;SPAN style&#061;COLOR: #ff0000&gt;&lt;FONT color&#061;#000000 size&#061;4&gt;DEDESİ CENNET-ÜL MUALLA&#038;acute;DA YATIYOR&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Aydın Doğan&#038;acute;ın yıllar önce hacca gelen ve burada vefat ederek Mekke&#038;acute;deki Cennet-ül Mualla&#038;acute;da defnedilen dedesinin kabrini de ziyaret ettiği tahmin ediliyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Doğan ailesinin, bu akşam Cidde&#038;acute;de İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu&#038;acute;nun verdiği özel yemeğe katıldığı öğrenildi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Doğan Holding bünyesindeki Hürriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve yazar Ahmet Hakan&#038;acute;ın geçen yıl yaptıkları umre ziyaretleri medyada geniş yer bulmuştu.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&#038;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&#038;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20090317_6819_8709527850.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Silah alımında ürkütücü düzenleme..</title><link>Silah alımında ürkütücü düzenleme</link><description>Her yıl yüzlerce kişinin ateşli silahlarla öldürüldüğü Türkiye''de silahlanma yaşı 18''e çekiliyor. </description><tamami>&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Silah Yasa Tasarısı&#038;acute;nda askerin karşı çıktığı pek çok madde geri çekildi, ancak daha büyük sorunlara yol açabilecek yeni bir madde eklendi. Pompalı dahil av tüfeği alma yaşı 18&#038;acute;e iniyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;TBMM gündemindeki yeni Silah Yasa Tasarısı&#038;acute;nda endişe verici bir değişiklik yapıldı. Tasarıya yapılan eklemeyle, birçok eylemde kullanılan &lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;pompalı tüfekleri de kapsayan av silahları için ruhsat alma yaşı 21&#038;acute;den 18&#038;acute;e indirildi.&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Sabah gazetesinin haberine göre Meclis İçişleri Alt Komisyonu geçen hafta Silah Yasa Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladı. Daha önce kamuoyunda tartışma yaratan Emniyet ve MİT&#038;acute;e ağır silah ithal etme yetkisi, tek doktorla silah ruhsatı için rapor alınabilmesi gibi maddelerden geri adım atıldı. Ancak &lt;STRONG&gt;tasarının 7&#038;acute;nci maddesine yapılan bir eklemeyle 18 yaşındakilere av tüfeği ruhsatı hakkı verildi. Değişiklikle yivsiz ve setsiz tüfekler, 5&#038;acute;ten az fişek atan ve tek atımlık basit tüfekler için ruhsat yaşı 18&#038;acute;e düşürüldü. Mevcut uygulamada bu yaş sınırı, aynen tabanca ve benzeri silahlarda olduğu gibi 21. Av tüfekleri arasına bazı pompalı tüfeklerin de girdiği belirtildi.&lt;/STRONG&gt; Düzenleme muhalefetin itirazına ve sivil toplum örgütlerinin tepkilerine neden oldu. Düzenleme, Genel Kurul&#038;acute;da de ele alınacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;GEREKÇE: ÇOK TALEP VAR&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Alt Komisyon Başkanı AK Parti Milletvekili Selami Uzun, bu değişikliğin çok talep gelmesi nedeniyle yapıldığını söyledi. Özellikle göçer, çoban gibi kişilerden bu konuda yoğun başvuru olduğunu belirten Uzun, uygulamada zaten kırsalda görev yapan bu gibi kesimlerin av tüfeği bulundurduğunu söyledi. Uzun, Bu uygulama silahlanmaya yol açmaz. Tam tersine bir denetim getirmiş olacağız dedi. Tasarıyla ruhsatsız av tüfeklerine af da getirildi. Eklenen geçici maddeyle elinde izinsiz olarak av tüfeği bulunduranlara, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde başvurmaları halinde ruhsat verilecek. Ruhsat verilirken de silahların kaynağına, nereden geldiğine bakılmayacak. Böylece kaçak yollarla ülkeye girmiş av tüfeği sınıfındaki bütün silahlar yasal hale gelecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;&#038;acute;YAŞ YUKARI ÇEKİLMELİ&#038;acute;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Alt Komisyon Üyesi CHP Milletvekili Hulusi Güvel, av tüfeği yaşının 18&#038;acute;e indirilmesine tepki gösterdi. Güvel, bu değişikliğe karşı olduklarını belirterek şöyle dedi: Toplantıda bu konuya itiraz ettik. 18 yaşındaki bir genç, çocukluktan yeni çıkmış, daha lise çağındadır. Askerliğini bile yapmamış çocukların eline silah verdiğinizde, Türkiye şartlarında çok olumsuz şeyler olur. Muhalefet şerhi yazdık ve bunun eskiden olduğu gibi 21 yaş sınırında kalmasını istiyoruz. Hatta mümkünse ruhsat edinme yaşı 25&#038;acute;e çekilmeli. Böyle bir yol açmak, silah edinmeyi artırır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;&#038;acute;Pompalı, av tüfeği değil&#038;acute;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Ankara Avcılar Derneği Genel Muhasibi Ali Sönmez, pompalının av tüfeği olarak bilinse de aslında yakın muharebe silahı olduğunu söyledi. Sönmez şöyle konuştu: Pompalının 3 fişek atanı da var ama çoğu 5 fişek atıyor. Bence av tüfeği değil. Çünkü her defasında yeniden nişan alıp atıyor, mermiyi sürüyorsun. Amerikan filmleri nedeniyle yayıldı. 18 yaşındaki çocuğun, aceminin eline bu silah verilmez. Av için kullansa bile çevresindeki insanları vurabilir. Yarı otomatik silahlar kadar emniyetli değil. Bunun eğitimini alan, 20 yaşı geçmiş, askerliğini bitirmiş, az da olsa tecrübesi olanlara verilmeli.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;&#038;nbsp;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;İNTERNETHABER&lt;/DIV&gt;&lt;/SPAN&gt;
&lt;SCRIPT type&#061;text/javascript&gt;changeTarget(document.getElementById(news_content))&lt;/SCRIPT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20090303_5908_3862115741.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Bu ilacı sakın kullanmayın!..</title><link>Bu ilacı sakın kullanmayın!</link><description>Çok yaygın bir hastalığa deva olarak yıllardır piyasada satılan ilacın kalp krizi yaptığı kanıtlandı. Her an piyasadan çekilebilir. </description><tamami>
&lt;SCRIPT type&#061;text/javascript&gt;
		function showNDHDEffect(no)
		{
			document.getElementById(&#038;acute;nd_hd_title_&#038;acute; + prevNDHDno).className &#061; &#038;acute;title&#038;acute;;
			document.getElementById(&#038;acute;nd_hd_title_&#038;acute; + no).className &#061; &#038;acute;title title_act&#038;acute;;

			prevNDHDno &#061; no;
		}
		var prevNDHDno &#061; 1;
		showNDHDEffect(1);
	&lt;/SCRIPT&gt;
&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;Dünyada en çok satan şeker ilaçlarından Avandia’nın kalp krizi ve kalp yetmezliğine neden olduğu kanıtlandı. Türkiye’de de satılan ilacın yasaklanması an meselesi...&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türkiye dahil tüm dünyada şeker hastalarının sıklıkla kullandığı Avandia adlı ilacın kalp krizi ve kalp yetmezliğine yol açtığı ortaya çıktı.&lt;/FONT&gt;
&lt;DIV class&#061;news_detail_content&gt;
&lt;P class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;ABD Senatosu Sağlık Komisyonu’nun GlaxoSmithKline tarafından üretilen bu ilaçla ilgili raporunu ele geçirerek manşet yapan New York Times, Amerika’nın ilaç otoritesi FDA’in iki uzmanı tarafından hazırlanan senato raporunda “&lt;STRONG&gt;2009 yılının son 4 ayında bu ilacı kullanan 309 kişi kalpten öldü.&lt;/STRONG&gt; Bu diyabet hastası kişiler eğer Avandia yerine onun muadili olan Actos adlı ilacı kullanmış olsaydı bu ölümler engellenebilirdi” yorumunu yaptı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;FONT color&#061;#990000&gt;&lt;STRONG&gt;Domuz gribi şüphelisi şirket&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;Raporda ayrıca Avandia yerine Actos’un kullanılması durumunda Amerika’da her ay 300 kalp yetmezliği, 500 kalp krizinin engelleneceği belirtildi. FDA uzmanları David Garaham ve Kate Gelperin, raporda “&lt;STRONG&gt;Bu ilacın piyasadan çekilmesi ve satışının yasaklanması insan sağlığının korunması açısından şarttır”&lt;/STRONG&gt; sonucuna vardı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Domuz Gribi skandalında da adı “s&lt;STRONG&gt;ahte bir salgın yaratarak aşılardan servet kazanmak”&lt;/STRONG&gt; suçlamasıyla gündeme sıklıkla gelen GlaxoSmithKline şirketi tarafından 2006 yılında büyük bir reklam kampanyasıyla piyasaya sunulan ve o yılki satışı 3.2 milyar dolar gibi dev bir rakama ulaşan Avandia hakkında uzun zamandan beri tartışma sürüyordu.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT color&#061;#990000 size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;FDA uyarıları ciddiye almadı&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Cleveland Clinic’in kalp uzmanları tarafından 2007 yılında yapılan bir araştırmada ilacın kalbe zarar verdiğinin belirlenmesinin ardından toplanan &lt;STRONG&gt;FDA, uyarılara rağmen ilacın piyasada kalmasını 7’ye karşı 8 oyla kabul etti. Ancak şikayetlerin artması üzerine Amerikan Senatosu Sağlık Komisyonu ilacı incelemeye karar verdi&lt;/STRONG&gt;. İçinde Glaxo’nun şirket içi yazışmalarının da bulunduğu tam 25 bin sayfalık doküman incelendi. İlacın 2003-2004 yıllarında yapılan klinik testlerinde bu kalp problemlerine rastlandığı ancak Glaxo tarafından bunların hasıraltı edildiği tespit edildi. &lt;/FONT&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;FDA’in ilacın yasaklanması için en kısa zamanda karar alması bekleniyor.&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;internethaber&lt;/DIV&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;
&lt;SCRIPT type&#061;text/javascript&gt;changeTarget(document.getElementById(news_content))&lt;/SCRIPT&gt;
&lt;/DIV&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20100221_9158_2957727313.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Türkiye''ye yeni ekonomik müjde.....</title><link>Türkiye'ye yeni ekonomik müjde...</link><description>Son olarak S&#038;P''nin Türkiye''nin kredi notunu yükseltmesi, ekonomi yönetimi ve iş dünyasını cesaretlendirdi.</description><tamami>&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Bakan Babacan Türk ekonomisinin krizde iyi bir sınav verdiğini belirtirken, iş dünyasının önde gelen isimleri kredi notunun daha da artacağını savundu...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türkiye&#038;acute;nin makro ekonomisi, dünyayı sarsan krizde testi geçti. Dünyada 40 ülkenin kredi notu düşerken, en son Standart and Poors&#038;acute;un (S&#038;amp;P) açıkladığı kararla birlikte Türkiye kredi notu artan 14 ülke arasında yerini aldı, hem de notu dört farklı kuruluş tarafından çok kısa bir zaman içinde yükseltilmiş oldu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ekonomi yönetimi ve iş dünyasının önde gelen isimleri Türkiye&#038;acute;nin bu artışı fazlasıyla hak ettiğini belirterek, yeni not artışları geleceğinin de mesajını verdi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, küresel krizde Yunanistan, İspanya, Portekiz, İrlanda, Rusya ve Meksika&#038;acute;nın da bulunduğu 40 ülkenin kredi notunun 100 defa düşürüldüğünü, bu nedenle sonucun Türkiye açısından çok önemli bir başarı olduğunu söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;EKONOMİ DAHA ÜST SEVİYEDE&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ekonomi politikalarının öngörülen çerçevede yürütülebilmesi halinde önümüzdeki dönem yeni bir not artışının gündeme gelebileceğini anlatan Babacan, ekonominin ulaştığı noktanın mevcut kredi notlarının belirttiği seviyelerin üzerinde olduğunu da savundu. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan da Türkiye&#038;acute;nin 2002 yılı sonrası siyasi ve ekonomik istikrarıyla Avrupa&#038;acute;nın 6&#038;acute;ncı büyük ekonomisi haline geldiğini açıkladı. Çağlayan, Türkiye ekonomisinin, bugüne kadar adeta sıfırcı hocalar gibi geçmişte Türkiye&#038;acute;ye not vermeyen kuruluşlar tarafından başarı derecelendirmeleri bir bir artıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sadece 14 ülkenin kredi notu bu dönemde arttı. Bunların arasından da notu iki kademe artan tek ülke Türkiye oldu dedi. 3 Aralık 2009 tarihinde Fitch Ratings kredi notumuzu iki not birden artırarak BB seviyesine yükseltikten sonra Moody&#038;acute;s notumuzu bir kademe artışla Ba2 seviyesine, JCR da BB-&#038;acute;den BB&#038;acute;ye yükseltmişti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;TÜRKİYE BUNU HAK ETTİ&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Anadolu Grubu Başkanı Tuncay Özilhan da not artırımının, &#038;acute;gayet yerinde olduğunu, Türkiye&#038;acute;nin bunu çoktan hak ettiğini&#038;acute; söyledi. Özilhan, Bizim altımızda olması gereken birçok ülkenin üstümüzde olması yanlıştı. Bankacılık kesiminde Türkiye çok güçlü durumda. Derecelendirme kuruluşlarının notumuzu daha da yükseltmelerini bekliyorum diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de Türkiye&#038;acute;nin krizde notu kendisinden daha iyi olan ülkelerden bile daha iyi performans gösterdiğine dikkat çekerek Reyting kuruluşlarına güvenimiz kalmamıştı. Artık daha iyi yerde olması gerektiğini onlar da kabullenmeye başladı. Ama hala olmamız gereken yeri göstermiyorlar. Yunanistan&#038;acute;ın notu daha yüksek ama borç krizi ile Avrupa&#038;acute;yı sarsıyor” dedi.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;&#038;nbsp;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class&#061;content content_12&gt;internethaber.com&lt;/DIV&gt;&lt;/SPAN&gt;
&lt;SCRIPT type&#061;text/javascript&gt;changeTarget(document.getElementById(news_content))&lt;/SCRIPT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20090709_8276_9600335955.bmp</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Bakan''dan köylülere49 yıllık vaad..</title><link>Bakan'dan köylülere49 yıllık vaad</link><description>Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, bozulmuş orman, Hazineye ait boş alanlar ve ıslah edilemeyecek mera alanlarının gelir getirici fidanlar dikilmesiyle yeni bir gelir kapısı oluşacağını belirterek köylülere çağrıda bulundu.</description><tamami>&lt;SPAN id&#061;contextual&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Bakan Eroğlu, Isparta&#038;acute;nın Eğirdir ilçesinde Belediye Başkanı Osman Nuri Özmeral&#038;acute;i ziyaretinde, boş alanların gelir getirici fidanlarla donatılması uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu. Yalvaç&#038;acute;ta boş alanların badem ağacı dikilerek yeni bir gelir kaynağı oluşturulduğunu ifade eden Eroğlu, bu uygulamanın ülke geneline&lt;NOBR&gt;&lt;SPAN style&#061;BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; CURSOR: hand; FONT-WEIGHT: bold id&#061;linkzHighlighted_3119 target&#061;blank&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/NOBR&gt; yayılması için yeni bir çalışma başlattıklarını söyledi.&lt;/FONT&gt; 
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Konuşması sırasında salondakilerin yüksek sesle kendi aralarında konuşmasından&lt;NOBR&gt;&lt;SPAN style&#061;BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold id&#061;linkzHighlighted_3113 target&#061;blank&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/NOBR&gt; rahatsız olan Eroğlu, önündeki meyve bıçağını alarak, meyve tabağına vurdu ve çevredeki insanların sessiz olması yönünde uyarıda bulundu. Kendisinin önemli bir konu hakkında açıklamada bulunacağını söyleyen Eroğlu, &#038;acute;&#038;acute;Kendi arasında konuşmak isteyenler lütfen dışarıda konuşsun. Burada önemli bir konu hakkında açıklamada bulunacağım&#038;acute;&#038;acute; dedi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Yeniden konuşmasına başlayan Bakan Eroğlu, köy halkına yönelik alt&#101;rnatif gelir kaynakları oluşturduklarını belirtti. Köylerde bozulmuş orman arazilerinin&lt;NOBR&gt;&lt;SPAN style&#061;BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold id&#061;linkzHighlighted_3110 target&#061;blank&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/NOBR&gt;, Hazineye ait boş alanların ve ıslah edilemeyecek durumdaki mera alanlarına badem ve ceviz gibi gelir getirici fidanlar dikilmesini öneren Bakan Eroğlu, muhtarlara şöyle seslendi:&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;&#038;acute;&#038;acute;Bozulmuş orman alanlarına gelir getirici fidanlar dikin, tüm masraflarını biz karşılayalım. 49 yıl boyunca siz istifade edin. Tüm masraflar bakanlığımız tarafından karşılanacak. Bu yönde bir teşvik çalışması içindeyiz. Fidanları dikeceksiniz, 3-4 yıl sonra meyvesini&lt;NOBR&gt;&lt;SPAN style&#061;BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold id&#061;linkzHighlighted_3090 target&#061;blank&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/NOBR&gt; alacaksınız. Öngörülen gelir miktarı ise hane başına ayda 3 bin TL&#038;acute;dir.&#038;acute;&#038;acute;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Uygulamada valilik ve kaymakamlıkların yetkili olduğunu dile getiren Eroğlu, fidanlardan elde edilecek gelirin köy halkına eşit miktarda dağıtılacağını bildirdi. Bakan Eroğlu, tüm köy halkına, bu projeden&lt;NOBR&gt;&lt;SPAN style&#061;BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold id&#061;linkzHighlighted_3197 target&#061;blank&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/NOBR&gt; faydalanmasını önerdi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;-EĞİRDİR&#038;acute;DE GÖKKUŞAĞI TEPESİ-&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Eğirdir Gölü&#038;acute;nün korunması adına yapılan çalışmalar hakkında da bilgiler veren Eroğlu, bu konuda herkese görev düştüğünü ve tüm kurumların etkin rol oynadığını belirtti.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Gölün çevresindeki atık tesislerin, gölü kirletecek unsurların tek tek belirlendiğini, yerleşim alanlarındaki imar sorunlarının irdelendiğini kaydeden Eroğlu, Isparta için 2010 yılının yatırım yılı olacağını bildirdi. Eroğlu, tüm projelerin sonuçlarının 10.10.2010 tarihinde saat 10.10&#038;acute;da açıklanacağını bildirdi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Eğirdir-Isparta karayolunda bulunan Miskinler Yokuşu&#038;acute;nun da adının değişmesi gerektiğini ifade eden Eroğlu, bölgeye, &#038;acute;&#038;acute;Gökkuşağı Tepesi&#038;acute;&#038;acute; adının daha uygun olacağını söyledi.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;Bakan Eroğlu, Eğirdir Gölü çevresindeki köylerde de tabiata uygun ekolojik yerleşim alanları oluşturulacağını kaydetti. Eroğlu, daha sonra AK Parti İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Toplantı basına kapalı yapıldı.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;&lt;/SPAN&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size&#061;4&gt;haber7.com&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20100221_9157_782281757.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item><item><title>Saldırıların ikinci haftasında..</title><link>Saldırıların ikinci haftasında</link><description>NATO''nun Afganistan''ın güneyinde başlattığı saldırılar ikinci haftasına girdi. Almanya''da yüzlerce kişi NATO karşıtı gösteri düzenledi. Karzai, NATO, sivil ölümünü önleyemiyor dedi. 
</description><tamami>&lt;FONT size&#061;4&gt;&lt;STRONG&gt;TİMETURK&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Almanya´da yüzlerce kişi NATO´nun Afganistan´da başlattığı saldırıyı protesto etti. Berlin´de yapılan savaş karşıtı gösteride, Almanya´nın NATO içindeki askerleri geri çekmesi istendi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gösteriye katılan protestan kilisesi papazlarından Egon Dredman, bu saldırının batının Afganistan´da yürüttüğü 5. savaş olduğunu belirtti. Dredman, NATO´nun Afganistan´daki hedefinin ülke üzerinden Avrupa´ya geçecek olan petrol ve gaz boru hatlarının himayesidir dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Afganistan´da savaş Rev Egon Dredman Protestan Kilisesi çekti beşinci Batı tarafından çeşitli nedenlerle, NATO´nun varlığı mevcut durumu sadece Afganistan ve Avrupa arasında petrol ve gaz şebekeleri korumak hedeflenmiştir başlatılır ihtiyacı var. Alman halkının yüzde 70´nin Afganistan savaşına karşı çıktığını belirten Dredman, bunun da Hindukuş dağlarından Alman ulusal güvenlik çıkarlarını korumanın saçmalığını gösterdiğini söyledi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Müşterek saldırı sürüyor&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Afganistan’ın güneyinde Taliban güçlerine karşı başlatılan NATO saldırısı ikinci haftasına girdi. Müşterek adı verilen operasyona katılan NATO güçlerine bağlı Amerikan deniz piyadeleri birliği, yoğun çatışmalar sırasında helikopter birliklerinden yardım istemek zorunda kaldı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ABD deniz piyadelerinin, Mercah kentinde kontrolü ele geçirmeye çalışırken, sığınaklara gizlenen Taliban üyelerinin açtığı ağır ve sürekli makineli tüfek ateşiyle karşı karşıya kaldıkları kaydedildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kuzeydeyse İngiliz askerleri, Afgan ordusuna ve polisine ait çalınarak gizlenmiş üniformalar buldu. Bunun, Taliban güçlerinin Afgan güvenlik güçleri gibi giyinerek saldırılara girişmeyi planladığına işaret ettiği söyleniyor. Afganistan’ın güneyinde yürütülen saldırıda, Amerikan ve İngiliz askerlerinin, çok miktarda amatör bombayla baş etmek durumunda kaldığı haber veriliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Afganistan hükümeti, pazar günü Mercah kenti yakınlarında altısı çocuk olmak üzere bir grup sivilin öldürülmesine rağmen, Afgan halkının güneydeki Taliban mevzilerine karşı yürütülen NATO saldırılarını desteklediğini iddia etti.&lt;BR&gt;Afganistan İçişleri Bakanı Hanif Atmar, bölgede yaşayan Afganların, NATO operasyonuna her bakımdan destek verdiklerini kaydetti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Karzai: NATO, sivil ölümünü önleyemiyor&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, NATO´nun saldırıları sırasında sivil ölümlerini önleme yönünde gösterdiği çabaların yetersiz olduğunu söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Karzai, parlamentoda yaptığı konuşmada, NATO´nun saldırıları sırasında hala masum insanların öldüğünü belirterek, ülkenin güneyinde Marcah´daki saldırıdan kurtulan 8 yaşındaki bir kız çocuğunun fotoğrafını gösterdi ve kızın 12 yakının öldüğü olayı tüm Afganistan için trajedi olarak niteledi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hamid Karzai, konuşmayı dinleyen Afganistan´daki uluslararası gücün Amerikalı komutanı General Stanley McChrystal´e kendilerine verdiği destekten ötürü teşekkür ederek, NATO´nun, hava saldırılarında sivil kayıplar ın azaltılması yönünde gelişme kaydettiğini, ancak bunun yeterli olmadığını belirtti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Karzai, Hiçbir sivil kaybının olmadığı bir noktaya ulaşmalıyız. Bu hedefe ulaşıncaya kadar çabamız ve eleştirimiz sürecek diye konuştu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Afganistan Devlet Başkanı, ayrıca Taliban üyelerine, El Kaide ile ilişkilerini kesmeleri ve Afgan hükümetine katılmaları çağrısını yineleyerek, Savaş son verin. Evinize geri dönün ve yeniden yapılanmaya yardım edin dedi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;</tamami><saat>12:15</saat><pubDate>2010-02-01 00:00:00</pubDate><uyeid>1</uyeid><katid>1</katid><yazitarih>21 Subat 2010</yazitarih><yazigun>Pazar</yazigun><kresim>20100221_9156_1189233661.jpg</kresim><haber_turu>2</haber_turu><dil>1</dil><format>5</format><tur>1</tur><onay>1</onay><tamlink></tamlink><video></video></item></channel></rss>